29 Aralık 2007 Cumartesi

BAHÇEDERE KÖYÜ KADINLAR TOPLANTISI.28 Aralık 2007-Cuma

Bu akşam Bahçedere Köyüne gidildi.Eyvah kadınlarımız ortalıkta yok.Meral hemen harekete geçti.Muhtar anonsu yaptı.Yetmedi,dedik,Meral kendiside anons yaptı.Meğerse kadınlar hazırda bekliyorlarmış.Köy kahvesine toplanıldı.Erkek kadın hep birlikte güzel bir toplantı oldu.Genç kardeşimiz Burak sunumu başarılı bir şekilde yaptı.
Muhtar Ahmet ”Ben muhtarınız olarak madencilere karşı sizin haklarınızı her türlü savunuyorum ve savunacağım.”dedi.
Ayla İşsever,belde siyasi parti başkanlarının “Basın Açıklamasını” okudu.Siyasilerinde madencilere karşı köylü vatandaşlarımızın haklarını korumada yanında olduklarını belirtti.
Emekli Ziraat Mühendisi Kazım Bey de Balya gibi olmamak için direnmemiz gerektiğini belirtti.
Hüseyin Kahraman ise” mücadeleye devam”dedi.
Gazeteci arkadaşımız Bekir Erdinç ise Ovacıktaki maden işletmesinde gördüklerini anlatarak,olayın yani “altın madeninin”işletilmesi sonunda çevrenin nekadar kötü bir duruma düştüğünü ve bunu gözleri ile gördüğünü anlattı.
Ziraat Mühendisi Melike As ise bu köyün tepesindeki”Fatma Kayası”altını çıkarmaya kalkarlarsa köye,zeytinlere,insanlara ve çevreye verilecek zararı anlattı.Sonuç olarak anlaşıldı ki köylü vatandaşlarız yıllarca çalışarak verimli hale getirdikleri bu toprakları eşdirmek istemiyorlar.
İsmail Yenigün’ün de altın aranması ve işletilmesi sırasında meydana gelecek kayıplar,gelecek madencilere karşı kararlı duruş,tedirgin olmadan ve fakat tedbiride elden bırakmadan beklememiz,gerektiği hakkındaki konuşmasından sonra karşılıklı teşekkürlerle toplantı bitti”.Birlikten kuvvet doğar”diyerek bir daha ki toplantıyı Kısacık Köyünde yapmak üzere evlerimize dağıldık.Bu güzel ve başarılı toplantı için herkese bir daha teşekkürler.
KKG-Sekreterya

27 Aralık 2007 Perşembe toplantı notları


27 Aralık 2007 Perşembe saat 20.00 da her zamanki gibi olağan toplantımızı yaptık.Toplantının kolaylaştırıcılığını aramıza yeni katılan arkadaşımız.emekli Yüksek Ziraat Mühendisi Kazım Çağlayan Bey yaptı.Hep birlikte bu gece konuşulacak konu başlıkları belirlendi.Yani gündem oluşturuldu:
1-Çok katılımlı
2-Bahçedere Köyünde yapılacak toplantı
3-Kısacık Köyü için yapılacak toplantının ön çalışmaları
4-5 Ocak 2007 Burhaniye de yapılacak platforum top.
5-Bilgilendirme gezilerinin yapılması
6-Eylem planı
Çok katılımlı bir panelin yapılmasını Mehmet Gül teklif etti.Üzerinde yapılan tartışmalardan sonra .bu çeşit bir panelin daha sonra ki zamanlara bırakılması uygun görüldü.
Bahçedere Köyünde sunum yapılmasınının isteğinin köy kadınlarından geldiğini belirten Meral Keskin,bunun ivedilikle yapılmasını istedi.Ön çalışmaları yaptığı için 28-Aralık-2007 Cuma akşamı bu toplantı için iş bölümü yapıldı.Toplantının amacı köy halkını bilgilendirmek ve bu mücadelede yalnız olmadıklarını onlara hissettirmek olacak.Meral Keskin,toplantıyı düzenleme işini üzerine aldı.
Kısacık Köyünde ön çalışma yapacak arkadaşlar bazı özel işleri nedeniyle bunu 28-Aralık-2007 Cuma akşamına ertelediklerini belirttiler.
5-Ocak-2007 tarihinde Burhaniye de yapılacak olan genişletilmiş platform toplantısının görüşülmesi.3-ocak-2008 tarihli olağan toplantımızda görüşülmeye bırakıldı.
Bilgilendirme gezilerinin şart olduğunu vurgulayan Kazım arkadaşımız,insanlarının görerek daha iyi bilinçleneceğini ve kafalarında oluşan sorulara daha net cevaplar bulanağını belirtti.
Balya’nın halkımıza gezdirilmesini önerdi.Söz alan arkadaşlar köy toplantılarından sonra bunun da gerçekleştirilmesi üzerinde çalışılmasını istediler.Özellikle bu tür işlerin sekreterya tarafından düzenlenmesi istendi.Hatta EROL Bey arkadaşımız kurumsallaşmayı önererek bu işlerin daha düzenli yapılması gerekiyor dedi.
Eylem planı üzerindeki görüş ve teklifler biraz uzun sürdü.Çünkü kimse Kaz Dağlarında altın aranması ve işletilmesiyle bu güzel; güzel olduğu kadar her açidan değerli doğamızın bozulmasına göz yummak istemiyor. Bu nedenle Uzunalanlı Mustafa,inşaatçı Vedat.Ahmet İşsever,Akif Arcan,Mustafa Oymak,Mehmet Gül,Turizmci Yakup Beyler fikirlerini belirttiler.
Bahçedereli Akın arkadaşımız köylülerin her şeye hazır olduğunu ,on dakikada toplanabileceklerini belirtirken aynı köylü hukukçu arkadaşımız Hüseyin Kahraman’da”Kazdağları ve Madra Dağı Çevre Platformu yan gelip yatmasınlar,bizi panaellere katıldık diye platform dışına attılar.Aslında yanlış yapıyorlar.Bu gibi durumlarda birlikte çalışmak gerekir.”diyerek tepkisini dile getirdi.İsmail Yenigün arkadaşımızda.kurumsallaşmayı tartıştığımızı,ilk fırsatta bu konuyuda etraflıca tekrar konuşacağımızı her şeyi birlik içinde yürüteceğiz,bu dağlar hepimizin.”diyerek iyi dileklerde bulundu.
Kısacık köyünün önemini tekrar belirten İsmail Bey,en kısa zamanda orada bir toplantı ve sunum yapılmalıdır “dedi.3-ocak-2008 de toplanılmak üzere kazım Bey toplantıyı kapattı.
Kkg-sekreterya-Ayla İşsever

Platform Toplantısına Davet-5 Ocak Burhaniye

TOPLANTIYA DAVET
SAĞLIKLI BİR ÇEVREDE YAŞAMA HAKKI İÇİN,
KAZDAĞLARI'NA VE MADRA DAĞI'NA
DOKUNULMAMASI VE GELECEK KUŞAKLARA MİRAS BIRAKILMASI İÇİN HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM

Kazdağları' nda altın madeni/kimya işletmeciliğine karşı bir
araya gelen belediyeler ve kitle örgütleri tarafından oluşturulan KAZDAĞLARI VE MADRA DAĞI ÇEVRE PLATFORMU tarafından imzaya açılan deklerasyon Çanakkale ve Balıkesir illerindeki belediyeler ve kitle örgütleri tarafından imzalanıyor.
05 Ocak 2008 günü kamuoyuna deklere edilecek.
05 Ocak Cumartesi günü Burhaniye' de yapılacak
KAZDAĞLARI VE MADRA DAĞI ÇEVRE PLATFORMU toplantısına otobüslerle gidiyoruz,
ve gitmek isteyen arkadaşlarımızın başvurularını bekliyoruz.
19 Ocak Cumartesi günü Balıkesir ve Çanakkale başta olmak
üzere bulunduğumuz tüm illerde, ilçe ve beldelerde alanlardayız.
BİZ KARŞI ÇIKARSAK YAPAMAZLAR
SAĞLIKLI BİR ÇEVREDE YAŞAMA HAKKI İÇİN,
KAZDAĞLARI'NA VE MADRA DAĞI'NA
DOKUNULMAMASI VE GELECEK KUŞAKLARA MİRAS BIRAKILMASI İÇİN HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM
Toplantı Zamanı : 05 Ocak 2008 Cumartesi Saat: 14:00
Toplantı Yeri : Burhaniye Belediyesi Çok Amaçlı Salonu

28 Aralık 2007 Cuma

BAÇEV-Kadınlar toplantısı


BAÇEV kadın çalışma grubunun düzenlediği bilgilendirme toplantısının bu haftaki konukları CHP kadın kolları üyeleriydi.Ah şu kadınlar!!!! Ellerini sürdükleri herşey birdenbire tanıdık, bildik formlarını yitirip bambaşka bir hal alıyor. Organize işler bunlar. Bir kadın parmağı dokunuyor ve gerisini akıl almıyor.

Termik santralleri, çimento fabrikalarını, bacalarından demir tozu kusan hurda demir tesislerini ve Kazdağlarını konuşuyorlar. Eylem programları, adresler , telefonlar, köy kahveleri ......Gizleyip kaygılarını soruyorlar...En kirli sanayilere kurban edilen bu şehirde şimdi neyapmalı? Kazdağları ve maden konulu sunumla sona eriyor toplantı.

Bu arada Tec cominko halkla çelişkiler müdürünün ''Biz masumuz hakim bey'' tarzındaki savunmasına basın ve halkla ilişkilerden sorumlu arkadaşımız Sabahattin ''Masum azrail uyuyan azraildir'' yanıtını veriyor.

5 Ocak cumartesi günü Muratlardayız. Bayramiç Çevre Hareketi (BAÇEV)

23 Aralık 2007 Pazar

Doğa Sporcuları KAZdağındaydı


Doğa gönüllülerinden,maceracılardan,sporculardan oluşan grup
Kazdağını tehtid eden maden aramalarını protesto etmek ve Kazdağında kurulmaya başlanan
İmece Evi Ekolojik Çözümler Çiftliğine destek vermek için geldiler ve hem zeytin hasadına katıldılar hemde soğan,bakla,buğday ektiler.
Öğleye kadar çiftlikte çalışan doğa sporcuları öğleden sonrada Kazdağı Korumanın ofisini,Belediyeyi,Bahçedere Köyünü,Zeusu,Assosu,Zeytinyağı müzesini ziyaret ettiler.
KAzdağında 4 gün kalan Doğa Sporcuları KKG nin oluşturacağı bir eyleme "Barışa Pedal" grubu ile katılıp destekleyeceklerini bildirdiler.

20 Aralık 2007 Perşembe

Doğa sporcuları Kazdağında


Sevgili Kazdağı gönüllüleri

Kazdağındaki maden saldırısını protesto etmek için çeşitli şehirlerden doğa sporcuları,gönüllüleri
az önce İmece Evine geldiler ve zeytin hasadına başladılar ::-))))
Yarın Bayramlaşmak için (KKG) Kazdağı Koruma Girşiminin İrtibat Bürosuna,
Küçükkuyu Belediyesine ve Bahçedere Köyüne bayramlaşmaya ve desteklerini sunmaya gidecekler.

Saat 13.30 gibi KKG ofiste,
14.00 'de Belediyede veya
17.00'de Bahçedere Köyünde buluşmak,bayramlaşmak dileği ile hepinizi sevgiyle kucaklarız.
İsmail Yenigün

18 Aralık 2007 Salı

’KAZ DAĞLARI ve MADRA DAĞI ÇEVRE PLATFORMU’’ deklerasyonu

KAZDAĞLARI VE MADRA DAĞINDA SİYANÜRLÜ ALTINA HAYIR
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN !
BU DEKLERASYON KUTSAL BİR FERMAN GİBİDİR…


Bizler, Güzel yurdumuzun Çanakkale – Balıkesir illeri içinde yer alan ,’’Biga Yarımadası ve Edremit Körfezi’’ diye anılan eşsiz güzelliklere sahip bölgesinde yaşıyoruz.
Biga yarımadasının büyük kısmını kaplayan Kaz Dağları’nın güneyinde, Ege Denizinin kıyısında yer alan, kutsal zeytin ağaçları ile kaplı, dünyanın ikinci en bol oksijenini İnsanlığa sunan yeryüzü cenneti Edremit Körfezi yer alır. Körfezin doğusunda bulunan Madra Dağı yöre ekolojisini tamamlar.
Kaz Dağları’nın kuzeyinde yer alan, Bayramiç-Çan-Çanakkale ve çevre yerleşimleri meyve ve sebze yetiştiriciliğinde dünyaca ünlüdür. Biga – Gönen Türkiye’nin süt gereksiniminin %25’ini karşılar. Bin Pınarlı Kaz Dağları, efsanevi adı ile İDA Dağı;2002 dünya dağlar yılında “ Eko-Kültür Turizmi” için dünyanın en iyi 2 dağından biri seçilmiştir. 21450 hektarı Milli Park olan Kaz Dağlarında 78 i endemik olan 1000 civarında bitki çeşidi vardır. 32 endemik tür, dünyada sadece kaz dağlarında mevcuttur. Mitolojik ve arkeolojik bulgularıyla eşsiz güzellikteki bin pınarlı Kaz Dağları’mız, aynı zamanda Edremit Körfezi ve Çanakkale yöresinin ‘’içme suyu’’ kaynağıdır.
Eko – Kültür turizmi planlaması yapılarak, tümü ile koruma altına alınması gereken dünya mirası kaz dağlarımızda; “Siyanürlü Altın-Gümüş madenciliği” ve diğer Kimyasal Madencilik faaliyetleri tümü ile yasaklanmalıdır.
Kaz dağları ve Madra Dağında bu güne kadar verilen 100 civarında ruhsat iptal edilmeli ve yeni ruhsat başvuruları kabul edilmemelidir.
Edremit Körfezi’nin doğusunda yer alan, verimli ovaların arkasında Kozak Yaylasına uzanan Madra Dağı eşsiz su kaynaklarına ve bitki çeşitliliğine sahip olup, ekolojik dengenin tamamlayıcısıdır. Ayrıca doğanın armağanı “Atatürk Kayaları” nı Gömeç’te insanlığa sunan Madra Dağı’nda madencilik faaliyetlerine derhal son verilmelidir.
Yaşadığımız yörenin yer üstü zenginlikleri ve “sürdürülebilir-doğayı gözeten ekonomik faaliyetlerimiz” madenlerin getirdiğinden çok fazlasını ülkemize kazandırmaktadır. Edremit körfezinde, dünyanın en iyi zeytinyağını üretiyoruz. Bayramiç’in elması – kirazı ve yörenin tümünde ürettiğimiz diğer meyve, sebze ve süt ürünleri üst düzeydedir. Çanakkale ve Edremit körfezi turizmde ülkemizin geleceğidir. Deniz Turizminin yanı sıra, Eko-Kültür Turizmi, Termal Turizm ve Sağlık Turizmi olanakları ile “Dünya Kültür Mirası” olan yöremizin; madencilik faaliyetleri ile özelliklerini yitirmesine izin vermeyeceğiz.
Siyanürlü altın-gümüş madenciliğinde aşırı su tüketilmektedir. Küresel ısınma ile kuraklık ve çölleşme tehlikesi yaşayan dünyamızda en önemli değer artık “su”dur. Sularımızın madencilik faaliyetlerine feda edilmesine izin vermeyeceğiz.
Yüz milyonlarca ton toprak ve kayaların un ufak edilmesiyle oluşacak toz bulutlarının, başta zeytinlikler, tüm meyve ağaçlarımıza ve diğer tarım alanlarına – bitki örtümüze zarar vermesini kabul etmiyoruz.
Madencilik faaliyetleri ile açılacak olan 1 km çapında, 400 m derinlikte dev” cehennem çukurları” yerin altını üstüne getirecek, arsenik başta olmak üzere ağır metaller harekete geçerek tehlike oluşturacaktır. Milyonlarca ton cevhere siyanür püskürtülerek ayrıştırma yapılacak, siyanürlü çamurlar dev atık havuzlarında depolanacaktır. Siyanür en tehlikeli zehirdir ve buharlaşma yolu ile havaya karışıp, yağmurlar ile bitki-hayvan zincirine ve insana ulaşacaktır. Yöremiz 1. Derece Deprem Bölgesi olup, siyanürlü atık havuzlarının deprem nedeni ile çökmesi önemli ve korkutucu bir risktir. Yeraltı ve yer üstü su kaynaklarımıza; siyanür bulaşması ve toz etkisiyle büyük tehlike altında kalacaktır. Cehennem çukurları ve siyanürlü atık havuzlarına, maden çöplüklerine izin vermeyeceğiz.
Yüz binlerce ağacın kesilmesiyle , “Ekolojik Denge” onarılmaz şekilde bozulacak, çevrenin olumsuz etkilenmesiyle “astım ve kalp hastaları” için doğal tedavi merkezi olan yöremiz bu özelliğini yitirecektir. Dünyanın en güzel havasının madencilik faaliyetleriyle bozulmasını kabul etmiyoruz.
Başta Kaz Dağları, tüm yöremizi böylesine tehdit eden altın madenciliğinden devletimize, net karın sadece %2 si kalacak – çok uluslu tekeller yeraltı zenginliklerimizi götürecektir. Bizlere ise yok edilmiş doğa ve maden çöplükleri kalacaktır. Yer altı zenginliklerimizin acımasızca sömürülmesine, peşkeş çekilmesine asla izin vermeyeceğiz.

Tüm bu olumsuzlukları yaşamamızın nedeni; 5 Haziran (dünya çevre günü) 2004’te çıkarılan 5177 sayılı maden yasasıdır. Madencilik lobilerinin doymak bilmez hırsı için; ülkemizin yer üstü zenginliklerini ve tüm değerlerini yok sayarak, madencilik faaliyetlerinin önünü sınırsız açan bu yasa hemen değiştirilmelidir. Yerine , “ülkemiz çıkarlarına uygun, yer üstü- yeraltı dengesini gözeten, çevreyi ve doğal zenginliklerimizi koruyacak bir madenciliğe izin veren, çağdaş ve ulusal bir maden yasası” yapılmalıdır. Yaşadığımız yüz yıl; çevrenin mutlak korunmasını, su kaynaklarının çok önemsenmesini gerektiren bir süreçtir. Yaşayabileceğimiz başka bir dünya yoktur.
Kaz dağlarında – Madra Dağında, Biga yarımadası ve Edremit Körfezi’yle birlikte tüm güzel yurdumuzda ; “Hayat-Altın’dan Daha Değerlidir”. Hayatımızın karartılmasına izin vermeyeceğiz.
Bizler;”Vatan toprağı kutsaldır kaderine terk edilemez” diyen büyük önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yol göstericiliğinde, toprağımıza sahip çıkma bilinciyle çabalayan yurttaşlar olarak; insanların-hayvanların-bitkilerin, tüm doğamızın yaşamını son derece olumsuz etkileyecek, siyanürlü altın-gümüş madenciliğine karşı “örgütlü olarak” sonuna kadar mücadele etmeye kararlı olduğumuzu, ülkemiz ve dünya kamu oyuna duyuruyoruz.
Bu doğrultuda örgütlülüğümüzü; tüm yöremizi kapsayacak şekilde, ‘’KAZ DAĞLARI ve MADRA DAĞI ÇEVRE PLATFORMU’’ adı ile ve tüm Belediyeleri, Üniversitelerimizi, Barolarımızı, Sivil Toplum Örgütü ve Meslek Kuruluşlarını içine alacak, Muhtarlarımıza, Siyasi Partilerimize, Köylüsü-Kentlisi ile tüm yurttaşlarımıza ulaşacak anlayışta yaşama geçirdik.
Yaşam alanlarımızı hep birlikte savunacağız.
Yaşam alanlarımız Vatanımızdır, Vatanımızı savunacağız.
Unutmayalım ki yaşam hakkımıza, haksız saldırıya karşı koymak, ‘’anayasal ve evrensel’’ bir haktır.
KARARLIYIZ. HAKLIYIZ. KORKMUYORUZ. KAZANACAĞIZ.
BU CENNET TOPRAKLARIN GÜNLERİ SAYILI DEĞİLDİR…
BİZ İSTEMİYORSAK OLMAZ…
KAZ DAĞLARI ve MADRA DAĞI’NDA SİYANÜRLÜ ALTIN’a HAYIR!..


KAZDAĞLARI ve MADRA DAĞI
ÇEVRE PLATFORMU

Kazdağı Koruma Boztepe'de

Geçen akşam Boztepe’de kadınların bilgilendirme toplantımız vardı.
Gerçi köyün erkeklerininde katıldığı toplantı karşılıklı güven tazeleme ve coşkuyla geçti.

Toplantıyı organize eden başından sonuna başarılı geçmesi için yoğun emek sarf eden Meral Keskin ve eşi Dr.Zeki tüm katılımcıların taktirini aldı.Huzurunuzda kendilerine tekrar teşekkür ederiz.

Artık bilgilendirme toplantılarında uzmanlaşan ekibimiz projeksiyonlu sunumu ile maden tehtidinin daha anlaşılır olmasını sağlamakta.

Muhtarların, siyasi parti temsilcilerinin katıldığı toplantıya destek vermek için eski Çevre Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ender Pekdermir ve eşi Gülden hanım da katıldı.
Toplantının yapıldığı Boztepe’de birkez daha görüldüki Küçükkuyu bölgesinde herhangi bir maden çalışmasının mümkün olmadığı, köylünün sahilde yaşayan diğer insanlarla “bir” olup
hertür direnişi göstermeye kararlı olduklarıydı.

Bayramlaşma ve yeni yıl kutlamaları eşliğinde “MADEN YASASINA HAYIR” sloganları atarak sonlanan akşam Kazdağını Korumaya kararlı insanlar evlerine daha da umutlanarak döndüler.


16 Aralık 2007 Pazar

Bayramiç-15 Aralık-Evciler bilgilendirme


Artık Evcilerde AL-ALT-ALTI gibi sözcükleri kullanırken dikkatli olmak gerek.Çünkü ALTIN demeye vakit kalmadan bir hiddet fırtınası başlıyor. Durdur durdurabilirsen .Ayazmaya giden araçlar durdurulup ziyaret amaçları sorulur olmuş.Ola ki bir Altıncı müdürün yada mühendisin yolu oraya düşsün .Vay hallerine... Tepkilerin yasal demokratik bir zeminde ortaya konmasını söyleyen arkadaşlarımızda bu hiddet fırtınasından nasibini alıyor.Sivil iteatsizliğin en uç örnekleri muhtemel görünüyor. Toplantı mekanı için seçilen kahvehanenin küçük oluşu katılımı 80-100 kişi ile sınırlarken yer bulamayıp kapıdan dönenlerin vebali tamamen bizim. BAÇEV sözcülerinden Av. Ülkü İnal'ın açış konuşmasından sonra söz alan Belediye Başkanı İ.Sakin Tunçer altın madenciliğinin tüm boyutlarını anlattığı etkili ve samimi konuşmasıyla büyük alkış aldı. Kitaro'nun ünlü ipek yolu müziği eşliğinde ardarda geçen kazdağları görüntülerinin ardından, Fahir Atakoğlu belgesel müziklerinin fonda kullanıldığı sunum ilgi ile izlendi. Sözcülerimizden İbrahim Saydam BAÇEV'in kuruluş amacını ve hedeflerini anlattığı konuşmasında örgütlü tepkinin önemini vurguladı. Bergama ve Balya belgesellerinin montajlandığı gösterim ile toplantı sona erdi. 75 köyü kapsayan bilgilendirme toplantılarının ikinci durağı MURATLAR olacak.

BAÇEV-Bayramiç Çevre Hareketi


14 Aralık 2007 Cuma

Perşembe Toplantımız-13 Aralık


Sevgili arkadaslar,

13 Aralık Olagan toplantimizi yaptik…Eylemliligin verdigi ruh halimiz ve dinamizmimiz ile kıkır kıkır gülerek, eğlenerek cosku icinde basladigimiz toplantidaki degerlendirmelerimiz ve aldigimiz kararlarin ozeti asagida:

13 Aralik Çanakkale Universitesi Paneli ile ilgili degerlendirmemiz :

“Panelist-konusmaci” olarak da davet edildigimiz ve bundan 15 gun once Universiteye katilacagimizi resmen bildirmis oldugumuz panele Kazdağı Koruma Girisimi Grubu olarak topluca katildik..Konusmacimiz Mehmet Ongen de panelistlerin masasinda yerini aldi.( Bizim bakis acimiza gore, Çanakkale Universitesi de Kazdaglari gibi bizimdir, oradaki ogrenciler, calisanlar, hocalar da bizimdir, alani terk etmemek ve konuya sahip cikmak gerekir.)

Panel başlamadan hemen once dört bir koldan dagittigimiz 320 adet basin bildirimiz tum salondakiler tarafindan ilgiyle, dikkatle okundu. Yani panel, bizim bildiri-basin aciklamamizla baslamis oldu. Basin aciklamamizi bir kez daha ekte yolluyoruz.(Grubumuz uyesi basin temsilcilerinin dikkatine…)

(Salonun girisinde TEMA ve Ekoloji Klubu ogrencilerinin standlari vardi, once onlarla sohbet ettik. Ogrenci topluluklari olarak bir araya gelmis ve Kazdaglarina sahip ciktiklarina dair basin aciklamasi yapmislardi. Yine bu dogrultuda brosurler dagitiyorlardi.)

Salonda universite ogrencileri, calisanlari ve ögretim uyeleri oldugu kadar, Can-Sogutalan’dan getirilmis bir grup genc maden calisani da vardi.

Prof. Dr. Erdinc Yigitbas’in yonetiminde baslayan panelde İlk konusmayi ÇOMU’den Prof. Dr. Ahmet Gonuz yapti. Gonuz, kendisinin biyolog olarak dogada calistigini ve doganin kendisi icin cok onemli oldugunu, maden arama sahalarinin buluduklari yerlerde yaptiklari arastirmalarda, 17 endemik bitki turu oldugunu, bu bitkilerin hem ilac sanayi hem de gelecegimiz icin ne kadar onemli oldugunu, maddi olarak da cok yuksek degerde bitkilerin bulundugunu, mutlaka korunmasi gerektigini, bu konuda zaten uluslararasi anlasmalara imza attigimizi soyledi.Çevre ve Orman Bakanligindan gelen burokrat, maden isletilmesine karar verilmeden once CED raporlari hazirlandigini, olumsuz cikarsa yapilmadigini, milli park icinde herhangi bir arama-isletme izni vermediklerini, artik halk istemez ise halka ragmen birsey yapilamayacagini soyledi. Balikesir Universitesinden Doc. Dr. Yilmaz Ari’da oldukca ilginc olan sunumunda konuya farkli bir perspektiften yaklasarak, maden isletilmesi konusunun dogal peyzaja bir mudahale oldugunu, mudahale basarilirsa doganin ne hale gelecegini, kendi isteginin ise dogal peyzajin galip gelmesi oldugunu anlatti.Orman Bolge Muduru de kendisinden beklenildigi sekilde Bolgenin orman dokusu hakkinda bilgi verdi ve orman sinirlari icinde kendilerinden alinan izinleri acikladi. Bu faaliyetler sirasinda kendilerinin kurum olarak yeni yol yapilmamasina ve minimum seviyede agac kesimine azami dikkat ettiklerini anlatti. Sira Altin Madencileri Dernegi’nin konusmasina gelmisti. Konusmaci her zamanki yalanlarini soylemeye baslar baslamaz biz de salondan panel yoneticisinin ikazlarina pek kulak asmadan konusmaciya mudahale ettik. Ardindan Mehmet Ongen her zamanki etkili ses tonuyla, Kazdagi Koruma Girisiminin nasil kuruldugunu, bu konuya nasil baktigini, ayrica grubun Kazdagini Koruma Mucadelesine genel anlamda nasil baktigini, Kazdaglarinin yerustu zenginliklerinin yeralti zenginliklerinden nasil daha ustun oldugunu anlatan guzel bir konusma yapti. Ongen’in ardindan da Yurt Madenciligini Gelistirme Vakfi’ndan Prof. Dr. Guven Onal konustu. Biz yine oturdugumuz yerden bu konusmaciyi da surekli yalanlayarak mudahale ettik. Guven Onal her zamanki piskinligi ile konusmasina devam etmeye calissa da oldukca gerildi. Panel yoneticisi bizi yine surekli uyarmak zorunda kaldi.

“Sorular” bolumunde de gerek yazili, gerektiginde de sozlu olarak mudahalemizi surdurduk. Panel cikisinda hem rektor, hem de diger akademisyenler yanimiza gelerek, orada bulunmamiz ve mudahale etmis olmamizdan dolayi cok mutlu olduklarini ifade ettiler ve her turlu bilimsel destege ve onerilerimize acik olduklarini soylediler.

Sonuc olarak degerlendirdigimizde: Panele katilmak, zaten “bizim” olan alanlari terk etmemek anlaminda dogru bir karardi ve orada da bildiri dagitarak, konusmacimizla ve sozlu ve yazili mudahalelerimizle de salona agirligimizi koyduk. Keske Kazdaglari ve Madra Dagi Cevre Platformu Yurutme Kurulu da panele katilma kararindan vazgecmeseydi de Hicri Nalbant ve Can Belediye Baskanimiz Ali Saribas da konussaydi…Panelistler masasindaki sayimiz iki kisi daha artsaydi ve salonda da daha fazla olsaydik…

Kazdaglari ve Madra Dagi Cevre Platformu Yurutme Korulu’nun basin aciklamasi ile ilgili degerlendirmemiz:

Platform yurutme kurulu, ayni gun saat 12:00’de bir basin aciklamasi yaparak, ÇOMU’nun panelinde katilmayacaklarini acikladi.. Katilmama gerekcelerini bir kez daha yazmayacagiz, Reyhan Erdem’in gruba yolladigi haber metninde yer aliyor. Yurutme Kurulunun yaptigi aciklamanin son paragrafi bizimle, Kazdagi Koruma Girisimi Grubuyla ilgili. Yurutme Kurulu bizi cagirmadan yaptiklari son toplantida bizim goruslerimizi-dusuncelerimizi-gerekcelerimizi dinlemeden aldiklari bir kararla, panele katiliyor olmamizdan dolayi Kazdagi Koruma Girisimini “orgut disiplini acisindan” platform uyeliginden cikardiklarini acikliyorlar.

Platform yurutme kurulunun bu kararini ve aciklamasini “talihsiz” ve “antidemokratik” bir karar olarak değerlendiriyoruz. Cumle alem biliyor ki Kazdagi Koruma Platformunun atesini yakan biziz ve biz bu yapilanmanin ister istemez dogal uyesiyiz. Kazdaglari bizimdir, Madra dagi bizimdir, Canakkale bizimdir, Balikesir bizimdir, Turkiye bizimdir. Bu nedenle bu konuda surdurulecek mucadelenin her zaman yaninda, icinde, onunde olacagiz. Platformun yurutme kurulu da bizimdir, belediye baskanlarimiz bizim baskanlarimizdir, Baro temsilcilerimiz, universite temsilcilerimiz, oda temsilcilerimiz de bizimdir. Bu nedenle, zaten doğal uyesi oldugumuz ve biz olmadan eksik olacak olan platformun, su anda “atildigimiz” soylenen yurutme kuruluyla birlikte calismaya, destek vermeye her zaman hazir ve istekliyiz.

Yurutme Kurulu bugune kadar bizim katildigimiz uc toplanti yapti ilkine biraz zorlamayla katildik ve orgutlenme ve propoganda grubuna girdik, diger iki toplantida bize iletilen bilgiler isiginda, bizim de yurutme kurulunda oldugumuzu varsayarak katildik ve platformun ve yurutme kurulunun “yapilanmasi ve ilkeleri” konusunda yazili onerilerimizle gittik. Yapilanmanin her kesimi temsil edecek bicimde, demokratik bir sekilde ve katilimci olmasi konusundaki onerilerimizi sunduk. Ancak onerilerimiz yurutmede tartisilmadi, biz buna ragmen alinganlik gostermeyip yurutmede calismaya devam etmeye kararliydik. Yurutme kurulu bize, platform bilesenlerinin kendi faaliyetlerinde ve kararlarinda ozgur oldugunu, platform yurutmesinin yalnizca maddi konularda destek olacagini, propoganda ve orgutlenme komitesinden gelecek onerilerin hayata geçirilmesini sağlayacaklarini ifade etmislerdi. Ancak goruluyorki, platform bilesenleri kendi karar ve eylemlerinde ozgur degildir, yurutme kurulu, yurutme islevi degil, karar alma islevi ustlenmektedir.

Kazdagi Koruma Girisimi grubu son derece demokratik kurallarin isledigi, herkesin dusunce ve onerilerinin ozgurce tartisildigi, oylama yapilmaksizin ikna yontemi ile kararlarin alindigi, baskani vb. olmayan,her zaman degisebilen “kolaylastirici”larin, “sozcu” lerin oldugu yediden yetmise, farkli siyasi dusuncelerden, her kesimden bireylerin, grup, kurum temsilcilerinin yer aldigi, dayatmalardan rahatsiz olan, gonulluluk temeline dayanan ornek bir yapilanmadir ve oyle de kalacaktir. Ozgur ve dinamik yapisi ile her zaman yaratici, caliskan ve eylemcidir.

Kendi prensip ve ilkelerimizi koruyarak, platform yurutme kurulu ile her zaman diyalog icinde olacagimizi ve birlikte calisacagimizi bir kez daha ifade etmek isteriz.

Kisacik koyu’ndeki madencilik calismalari: Yakinimizda baska bir koyde, Kisacik’da da altin madeni arandigini biliyoruz. Ancak bu koye bugune kadar gidemedik. Simdi ilk hedefimiz, bu koye ve civar koylere donuk calismak. Bekir Erdinç’in verdigi bilgiler isiginda, Unal Cardak, Ahmet İssever ve Zeki Keskin’den olusan bir grup, koye gidip muhtarlarla gorusecek ve nabiz yoklayacak. Bu bolgedeki calismalarimizi onlardan gelecek oneriler dogrultusunda gelistirecegiz.

Korfez’in diger yerlerindeki calismalar: Camci, Haciaslanlar ve Yasyer koyleri ve civarinda da benzer calismalara ihtiyac oldugu ortaya cikti, yilbasindan sonra o bolgelere ulasip bilgilendirme toplantilari yapacagiz.

Boztepe Koyu Bilgilendirme toplantisi: Bu toplantinin kolaylastiricisi Meral Keskin, koyde gerekli hazirliklari yapti, 14 aralik saat 20:00’de koyde ozellikle kadinlara donuk olarak bilgilendirme toplantimizi gerceklestirecegiz.


Saygilar,

Kazdagi Korum Girisimi Grubu

13 Aralık Panelde dağıttığımız açıklama


ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!

Basına ve Kamuoyuna…

Uluslararası altın şirketleri ile onların işbirlikçi taşeronlarının Kazdağları üzerine uydurdukları bir sürü yalan var. Tam sayfa ilan olarak gazetelerde de yayınlatılan bu yalanlardan biri, Kazdağları’nın sadece milli park ilan edilmiş olan kısımdan ibaret sayılması. Altıncı Filo’nun iddiasına göre kimse milli parkta, dolayısıyla Kazdağları’nda, altın aramıyor. Peki, Kısacık ve Bahçedere Kazdağları’nda değil de nerede?, Kızılkeçili ve Beyoba Milli Park’ ta değil de nerede? Yalanlardan bir diğeri ise, yörede yalnızca 1 kilometrekarede arama yaptıkları yolunda…Oysa sadece Bahçedere’deki arama ruhsat alanı 38 bin dönüm, yani 38 kilometrekare. Daha onlarca arama-işletme ruhsatı, daha birçok yalan ve uydurma…

Kazdağları, Kazdağı Milli Parkı’ndan ibaret değildir. Kazdağları; oksijeni, su kaynakları, faunası ve florasıyla tüm Biga Yarımadası’nı etkileyen tek bir eko sistemdir. Geniş orman alanları ve tarım bölgeleri; başta zeytin olmak üzere, elma, kiraz, tüysüz şeftali, domates; başta Ezine Peyniri olmak üzere, süt ürünleri; başta sağlık olmak üzere, jeotermal, kültür ve eko turizm; başta Kazdağı Göknarı olmak üzere 33’ü endemik onlarca bitki türü; alabalık ve sardalya… Evet, işte bu saydıklarımızın tümü ve daha da fazlası, bu eko sistemin ürünüdür. Bütün bu özellikleriyle Kazdağları’nın etkilediği Biga Yarımadası, altın yumurtlayan kazdır. Gözlerini altın bürümüş uluslararası şirketler, altın yumurtlayan bu kazı kesmek istemektedirler.

Peki altın yumurtlayan kaz kesilirse, yani tüm Biga Yarımadası’nı etkileyen Kazdağları’nda altın işletmesi yapılırsa ne olacak?
1000 metre çapında, 400 metre derinliğinde dev çukurlar ile onların hemen yanı başında atık yığınları, onların yanı başında da siyanürlü çamur barajları oluşacak. İşletme sırasındaki ağır metal kirlenmesi ve kaza olasılıkları ile faal fay hatlarının bulunduğu birinci derece deprem kuşağındaki bu bölgeyi bekleyen yakın deprem tehlikesi ise cabası. Kısacası, toprağın altındakini elde etmek için toprağın üstü de talan edilecek ve Kazdağları eko sisteminin bize armağan ettiği bu verimli topraklar yüzlerce yıl iflah olmayacaktır.
Bunu anlamak için o kadar uzağa gitmeye de gerek yok. Balya, önümüzde duran bariz trajik bir örnektir. Yağan her yağmurdan sonra derelerinden zehir akan Balya’da toplu balık ölümleri olağan vakalardandır. Balya’da hiç kuş yaşamamaktadır. Balya’daki ölümlerin yarıdan fazlasının nedeni kanserdir. Balya’nın bir zamanlar 30 binlerde gezinen nüfusu bin 300’e düşmüştür. Fransızların 30’lu yıllarda terk ettikleri Balya tarihsel olarak uzak örnek sayılır. Oysa Bergama’da iki başlı buzağılar doğmaya, üç ayaklı civcivler çıkmaya başlamıştır. İçme ve kullanma sularında normalin 10 ila 25 katı arsenik bulunmuş, kadınlarda meme kanserinde artış saptanmıştır. Uşak Eşme-Kışladağ’da ise 2006 yazında bin 500 kişi zehirlenmiş, yapılan kan tahlillerinde normalin 10 ila 40 katı siyanür tespit edilmiştir. Altın madenciliğinde kamu yararı yoktur ve bu durum, Danıştay ile çeşitli Bölge İdari Mahkemeleri’nin kararlarıyla da sabittir.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin yurtsever biliminsanları ve öğrencilerinin 1915’te bu topraklarda şehit düşen Tıbbıyeli öğrencilerle onların öğretmenlerini hatırlayacaklarına inanıyoruz. İnanıyoruz ki, ÇOMÜ’nün değerli bilim insanları ile öğrencileri, ülkesi ve halkından yana tavır alacak, Kazdağları’nı altına kurban ettirmeyeceklerdir.
Bizler; üniversitelisi, çobanı, köylüsü, şehirlisi, işçisi, çiftçisi, turizmcisi, esnafı, her meslekten memuru, öğrencisi, öğretmeni, aydını, sanatçısı, farklı siyasi eğilimlerden kadını-erkeği, yaşlısı ve genci ile tek bir bütün oluşturuyor, gücümüzü bu birliktelikten alıyoruz, 13 Aralık 2007.

Maden Yasasına hayır!
Kazdağları’nı altına kurban ettirmeyeceğiz!
Çanakkale geçilmez!

KAZDAĞI KORUMA GİRİŞİMİ GRUBU

10 Aralık 2007 Pazartesi

13 Aralık'ta Çanakkaledeyiz

Çanakkale Üniversitesinde gerçekleştirilecek panelle ilgili olarak Çanakkale Çevre Platformundan arkadaşlarımızın, söz konusu panelin üniversite açısından çok önemli olduğunu, bu nedenle aktif katılımın sağlanması gerektiğini, Çanakkale Çep'den de Hicri Bey'in panele katılacağını bildirmişlerdi. Biz de bunun üzerine, Grubumuzdan davet edilen Mehmet Öngen'in grubumuz adına panele katılmasını kararlaştırdık ve Üniversiteye bildirdik. Ayrıca, Kazdağları-Madra Dağı Çevre Platformu da daha önce yaptığı toplantıda panele katılma kararı aldı. O tarihten sonra, panele katılacak isimler Çanakkale Çep tarafından grubumuza aşağıdaki liste olarak iletildi.

Bugün ise, Kazdağları-Madra Dağı Çevre Platformu yürütme kurulunun dünkü toplantısında, panelden çekilme kararı alındığını, bunun gerekçesinin de "panelin tek yanlı olarak düzenlenmiş olduğu-madencilerin ağırlıkta olduğu" nu öğrendik. Bunun üzerine tavırlarını öğrenmek üzere bu listede yer alan hocalardan Prof. Dr. Ahmet Gönüz'ü ve Doç. Dr. Yılmaz Arı'yı arayarak panel ve Altın Madenciliği konusundaki yaklaşımlarını sorduk. Ahmet Hoca, zaten kendisinin bu konuda hem medyada-ton tv- hem de üniversitede yeterince açıklamada bulunduğunu, altın-maden aranmasına şiddetle karşı olduğunu, panelde de bu doğrultuda konuşacağını söyledi. Yılmaz Hoca'da kendisinin henüz panele katılım konusunda doğrudan davet almadığını, ancak rektörlüğünün görevlendirmiş olabileceğini, bu nedenle yarın rektörlük ile görüşeceğini, altın madenciliği konusunda da daha önceki panelde de sunum yaptığını ve yaklaşımını sergilediğini, Kazdağlarının her şeyiyle korunması gerektiğini vurguladığını ifade etti.

Kazdağı koruma girişimi grubu olarak tavrımızı belirlemek üzere bugün saat 17:00'de acil toplantı yaptık. Katılımcı listesini inceledik:

Madenciler: 2 kişi, Karşıt görüş belirtecek durumda olanlar: 5 kişi, bürokratlar: 2 kişi.
Bürokratların daha çok prosedür konusunda bilgi vermeleri bekleniyor. Bu durumda daha önce katılacağımızı bildirmiş olmamızdan ve Çanakkale kamuoyunun bilgilenmesinde bir kez daha katkımız olacağını düşündüğümüzden ve ayrıca sayıca da güçlü olan taraf olduğumuzdan dolayı panelden çekilmenin doğru olmayacağına karar verdik. Ancak "bu son olsun" deyip, bundan böyle artık madencilerle daha fazla muhatap olmama kararı da aldık. Daha sonra da Platform Yürütme kurulunu arayıp kararımızı bildirdik ve panele topluca katılımın uygun olacağını düşündüğümüzü belirtik.

13 Aralık'ta Çanakkaledeyiz.

Saygı ve sevgiler,

9 Aralık 2007 Pazar

8 Aralık İklim değişikli Mitingi için Basın Açıklaması


Kazdağı Koruma Girişimi “iklim değişikliği” alarmı veriyor!
8 Aralık'ta, tüm dünyayla aynı anda yapılacak olan İklim Değişikliği Küresel Eylem Günü Mitingi için Kadıköy'de toplanan tüm doğa dostlarına Kazdağından selamlarımızla beraber görev başında olduğumuzu bildiriyoruz.

Geçtiğimiz sene %40 daha az yağışın sonucu olarak şelalelerimizden bilek kadar suyun aktığı,çeşmelerimizin kuruduğu Kazdağı'nda iklim değişikliğinin yeni sonucu olan mercimek büyüklüğünde zeytinlerimizi hasat ediyoruz bugünlerde!

Altın Madeni saldırısı ile bir araya gelmeyi başaran Kazdağı yaşayanları geliştirdikleri çevre duyarlılığı ile başta Küresel Isınma olmak üzere dünyamızı tehdit eden sorunlarla ilgili bilgi paylaşımını köylerde ve sahil kahvelerinde sürdürerek genel olarak yaşam biçimimizi değiştirerek daha az kaynak tüketimi,daha az kirleterek yaşamayı öğrenmeye hazırlandığımızı tüm kamuoyunun bilmesi ve kendini hazırlamasını, sorunlar kapısını çalmaya daha fazla başlamadan aramıza katılmasını beklediğimizi bilinmesini istiyoruz.
Ertelenecek gün olmadığının bilinciyle şimdiden en başta yerel yönetimlerin öncülük etmesiyle, betonlaşmanın önüne geçerek, daha az enerji kullanmaya,ambalajlı ürün almamaya,toplu taşıma araçlarını tercih etmeye,kömür yakmamaya tüm Kazdağı,Madra Dağı ve Edremit Körfezi yaşayanlarını, bu konuda duyarlı olmaya,hükümetten de “Kyoto Protololü”nü imzalamaya acilen küresel ısınmayı durduracak önlemleri almaya davet ediyoruz.


Kazdağı’nı Koruma Girişimi

2 Aralık 2007 Pazar

MHP Çevre Komisyonu Bayramiçte


MHP Çevre komisyonu üyesi 6 milletvekili dün Evciler Köyündeydi.Komisyon Başkanı M.Kemal Cengiz yaptığı açıklamada:''Bölgenin ne kadar hayati önem taşıdığı ,hayat kaynağı suyuve endemik bitki örtüsüyle insanı büyülememesi mümkün değil '' diyerek bölgede yaşanan olayların gerçeğini görmek, antik kentlerin belirlenmesi,Faunanın, su kaynaklarının tespit edilmesi ve bunların bereket taşıyan topraklarda aynı güzelliği ile devam etmesi,altının da bu koruma alanlarının dışında aranması gerektiğini belirtirken ;Kazdağlarındaki altın arama çalışmaları hakkında MHP grubunun araştırma önergesi verdiğini hatırlatarak''altın ve diğer madenlerin çıkarılmasına karşı değiliz ama Kazdağlarını Kazdağları yapan bu bölgelerde altın değil diğer madenlerin bile ruhsatlandırılması bence yalnış'' dedi. Yöre muhtarları adına Evciler köyü muhtarı Fethi Çakıroğlu ise yaptığı konuşmada '' 30 bin ton elma 500 ton kiraz , 400 ton beyaz şeftali üretimine sahip bir köyüz Kazdağlarından çıkan su ile ağaçlarımızısuluyoruz , su bizim için kalite demektir bu yüzden maden arama çalışmalarının hemen durdurulmasını istiyoruz'' diyerek ''eğer o kadar çok altına ihtiyaçları varsa Evciler köyü olarak bizler birer altın toplayarakgöndermeye hazırız '' dedi. Evciler köyündeki kahve toplantısının ardından komisyon üyeleri incelemelerde bulunmak üzere
Muratlar köyüne geçti.

Serdar Şener
Bayramiç Çevre Hareketi (BAÇEV)

24 Kasım 2007 Cumartesi

İÜ.Bilim Kurulu ve Adatepebaşı Köyü

23 kasım saat 11.30 ist üniversitesinden orman müh fak kazdağları için oluşturulan bilim kurulundan bir heyet ziyaretimize geldi.
prf.dr Hüseyin Dirik
asis Damla Şahin
yrd.doç.dr Orhan Sevgi
dç.dr. Yusuf Güneş
dç.dr.Yalçın Kuvan
or.müh Salih Sönmezışık
Bu gün Bahçederede havranda inceleme yapacaklar, akşam saat 20.00 de adatepe başı kahve toplantısına katılacaklar,uzun bir çalışma incelemeden sonra bir rapor hazırlayacak, ist.üniversitesinin kazdağlarının ekolojik sistemi ve korunması konusunda görüş bildirecekler bu rapor bu hareket için ayrıca çok önemli hukuk mücadelesinde dayanak oluşturacak.

Bugün akşam bilgilendirme toplantısı için Adatepebaşı köyüne gidildi.
Muhtar Mehmet EREN oldukça iyi hazırlanmıştı.Kahvehane misafirler için ayrılan bölümün dışında tamamen dolmuştu Bir başka kahvede kadınlar toplanmıştı Ahmet İşseverin kolaylaştırıcılığında başalayan toplantıda Süheyla erkeklere sunumunu yaptıktan sonra kadınlara sunum yapmak için ayrıldı Köy muhtarları ,İsmail Hoca,Akif Arcan,Salih Sönmezışık konuştular Toplatıya İstanbul Üniversitesinden rapor hazırlamak için gelen hocalarımızda katıldı.Birkaç gün veri topladıktan sonra konunun tüm yönleriyle ele alınacağı bilimsel bir rapor hazırlayacaklarını ifade ettiler.Kadınların toplantısından slogan sesleri bizim bulunduğumuz kahveye kadar geliyordu Konuşmacılar Ayla İşsever ,Süheyla ve Meral Keskin kadınları coşturmuşlardı.Köyden keyifle ayrıldık.
Dr.Zeki Keskin

22 Kasım 2007 Perşembe

BAYRAMİÇ ÇEVRE HAREKETİ-BAÇEV




BAYRAMİÇ BALYA’YA DÖNMESİN !
2004 yılında Maden Yasasında yapılan değişiklikler ve çıkarılan yönetmeliklerle maden tekellerine benzeri ancak sömürge ülkelerde görülen kolaylıklar ve imtiyazlar sağlanmıştır. Bu tekellere : 5 yıl vergiden muafiyet, KDV indirimi,Elektrik su ve sigorta primlerinde %50 indirim sağlanırken çıkarılan Madenden alınan Devlet payı %20 den % 2 ye düşürülmüştür. Milli Park, yerleşim alanı, askeri alan, su havzası, tarım alanı, sit alanı ayrımı gözetmeksizin her yerde Madencilik faaliyetlerine izin verilmiştir. Böylece Kazdağları başta olmak üzere yer altı kaynaklarımızın yağmalanma süreci hızlanmıştır.
Bayramiç sınırları içerisinde Muratlar, Kuşçayır, Zeytinli, Karıncalı,Hacıbekirler ve hemen yanı başımızda Söğütalan, Bardakçılar, Halilağa da arama faaliyetleri devam etmektedir. Bayramiç –Çan hattında yoğunlaşan bu sondajların tamamlanıp işletme aşamasına geçmeleri an meselesidir.
Dinamitle ufalanan kayaçların içindeki Altın’ı ayrıştırmak Siyanür ile gerçekleşmektedir. Dünyanın en zehirli kimyasal maddelerinden biri olan ve 1çay kaşığı dozunda bile yetişkin bir insanı öldürebilen Siyanürün 300 000 ton kadar kullanılacağı tahmin edilmektedir. Kullanılan Siyanürün bir kısmı buharlaşma yolu ile hava’ya karışırken bir kısmı da atık havuzlarından yer altı sularına geçerek bizleri ölümcül bir tehlike ile karşı karşıya getirecektir.Siyanür doğa da uyur halde bulunan Arsenik ve Civa gibi kanserojen etkiye sahip bir çok ağır metali harekete geçirip etkisi binlerce yıl süren başka çevre felaketlerine de neden olacaktır.
Tüm bunlar Toprağı, Havası, Suyu zehirlenen bölgemizde İnsan sağlığının yanı sıra her türlü tarım ve hayvancılık faaliyetlerini risk altına sokarak ürünlerimizin pazar değerini kaybetmesine neden olacaktır.
Etili ve Yenice gibi 7 den büyük depremler üreterek tarihte Troya kentini birkaç kez yıkan aktif fay hatlarının bulunduğu bir bölgede ; aslında birer açıkhava kimya tesisi olan altın madenciliğine izin vermek sonu öngörülemez felaketlerin oluşumuna zemin hazırlamaktır. Maden şirketleri işlerini bitirip gittiklerinde bize kalacak olan: içleri tonlarca zehirli atıkla dolu yüzlerce metre derinlikteki cehennem çukurlarıyla üstünde ot bitmeyen milyonlarca ton toprak yığını ve talan edilmiş bir orman olacaktır.

Bir Maden ocağının günde 7000 ton suya ihtiyacı vardır. Bu miktar 35 bin kişinin yaşadığı Bayramiç bölge halkının bir günlük su harcamasının çok üstündedir. Bu korkunç su tüketimi tüm yer altı ve yerüstü su kaynaklarının yok olmasına neden olacaktır.
Altının ekonomiye olan katkısı abartılmakta rakamlar çarpıtılmaktadır.Üstelik Bergama örneğinde olduğu gibi yarı hammadde olarak ons’u 300 dolar’dan yurt dışına satılan ve İstanbul Altın Rafinerisi yerine İsviçre Rafinerilerinde işlenip Kapalıçarşı’ya ons’u 700 dolardan geri dönen altının kaymağı yurt dışında kalmaktadır.
1997 yılında Bergama’dan aldığı cesaretle Evciler’de sondaj çalışmalarına başlamak isteyen Eurogold Madencilik yılda 100 bin ton elma nın 5 bin ton kirazın yetiştirildiği bu bereketli toprağın insanlarınca bir gecede defedilmiştir. Kazdağlarının suuyunu gelecek nesillere taşıyabilmek, on yıl önce verilen bu mücadeleyi Maden Yasası değişene kadar sürdürmekten geçmektedir.
Yorgun ve umutsuz bir halk ÇANAKKALE ‘de değiştirmiştir kara bahtını. Onurlu ve saygın bir Cumhuriyet’ e giden yolda nice acılar çekilmiş ama yılgınlığa,çaresizliğe izin vermemiştir bu topraklar.
Şimdi yine aynı KARARLILIKLA , Şimdi yeniden HEP BİRLİKTE
Cehennemin kapısını açmaya çalışanlara
Geleceğimizi karartanlara , Altın yağmacılarına
DUR DİYELİM................
BAYRAMİÇ ÇEVRE HAREKETİ
( BAÇEV)

18 Kasım 2007 Pazar

Büro açılışı ve Çetmibaşı Köyü toplantısı

Yine epeyi kalabalıktık. Yine çok coşkuluyduk. Tüm arkadaşlar açılış için daha bir özenli giyinmişti, Mehmet Kahraman’ı ilk kez takım elbiseyle gördümJ. Saat 14:00’ten önce her şey hazırdı. Ses düzeni, kürsü, servis masası, her şey yerli yerinde. Ege türküleri çalıyordu bir yandan. Küçükkuyu’lular yine yoğun ilgi göstermişti, sahip çıkıyorlardı bürolarına. Tüm siyasi parti temsilcilerimiz, muhtarlarımız,beldemizin esnafı, turizmcisi, zeytincisi, köylülerimiz gelmişti. Açılı saatine yakın Altonoluk’tan GÜMÇED’li arkadaşlar da geldi coşkuyla, ellerinde pankartlarıyla. Büromuza getirdikleri çerçeveli zeytin ağacı posterini armağan ettiler önce, çok sevindik.

Saygı duruşunun ardından açış konuşmasını Küçükkuyu Belediye Başkanımız Dr. Yusuf Aksoy yaptı. Oldukça heyecanlı konuşmasıyla, bu mücadelenin çok haklı bir mücadele olduğunu, yöremize ve ülkemize sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu anlattı. 17 belediyenin “İda ve Marda Dağları Belediyeler Birliği”ni kurduğunu, ayrıca İDA-MADRA Çevre Platformu kurulması kararı alındığını ve en kısa zamanda örgütlenme çalışmalarına başlanacağını bildirdi. Kazdağlarında altın madenciliğine karşı verilen mücadelenin sonuna kadar içinde olacağını söyledi. Başkanımızın konuşması coşkulu alkışlarla takdir edildi.

Daha sonra GÜMÇED’den M. Akif Öznal kürsüye davet edildi. M. Akif Öznal, Büromuzun açılışını kutladıktan sonra Kazdağı Koruma Girişimi Grubu’nun körfezde yaktığı ateşi tüm körfeze yaymak üzere büyük bir çalışma içinde olduklarını, Güre Belediyesinin talebi üzerine Enerji Bakanlığından gelen yeni bilgilerle Balıkesir bölgesinde 50’nin üzerinde arama ve işletme izni olduğunun öğrenildiğini, bu durumun çok vahim olduğunu anlattı. Kendilerinin bu mücadele içinde sonuna kadar yer alacaklarını söyledi. Daha sonra Altınoluk’tan gelen bir kadın arkadaşımız da mikrofondan bu mücadelenin köylüsü, kentlisi, zeytincisi, turizmcisi, herkesimi kapsaması gerektiğini, kendisinin de bu mücadelede sonuna kadar savaşacağını vurguladı.

Nusratlı Köyü muhtarımız Ali Dönmez de kısa konuşmasında, muhtarlar olarak Kazdağlarında Altın Madenciliği’ne izin vermeyeceklerini söyledi.

Konuşmaların ardından, Büronun kapısındaki kırmızı kurdele, Başkan Dr. Yusuf Aksoy ve en genç üyemiz Dilara Erdinç tarafından birlikte kesildi. Dilara kurdeleyi keserken “maden yasasına hayır” demeyi de ihmal etmediJ)

Açılışımızında ikram ettiğimiz pilav-ayranımız oldukça fazla-fazla (600 kişilik) olmasına rağmen neredeyse ancak yetti. Emeği geçenlerin eline sağlık….



Gelelim Çetmibaşı Köyü toplantımıza:

Bu kez daha önce hiç bilgilendirme toplantısı yapmadığımız bir köye, Çetmibaşı’na gidecektik. Bir kısmımız arabalarımızla, bir kısmımız da Belediyenin sağladığı otobüsle çıktık köye. Gençlerin yardımıyla pankartlarımız asıldı hemen, “Kazdağlarının Üstü altından Zengindir, Altından Elini çek.”

Köyün kahvesi oldukça soğuktu, pek bir hazırlık da görünmüyordu salonda. Ancak gecenin kolaylaştırıcısı sevgili Kamil Karabulut hemen becerikliliğiyle herkesi yerli yerine yerleştirdi, gereken düzenlemeleri yaptı. Projeksiyon cihazının azizliğini hallettikten sonra toplantımıza başladık. Önce köyün muhtarı Nail Türksan “hoş geldiniz, köyümüze geldiğiniz için çok sevindik ” dedi bize. Sonra bu köyde doğmuş büyümüş bir genç olan Ergin Erol oldukça duygu yüklü konuşması ile Altın Madenciliğinin bu bölgeyi nasıl olumsuz etkileyeceğini, bu mücadeleye herkesin neden sahip çıkması gerektiğini çok güzel anlattı. Bu iki konuşmanın ardından Kazdağını Koruma Girişimi Grubu adına Süheyla Doğan bilgisayar destekli sunum ile Kazdağları için verilmiş ruhsatların kapsadığı alanları gösterip bu alanlarda işletme yapılırsa bölgenin nasıl etkileneceğini, Bergama, Eşme, Balya ve dünyadan örnekler vererek anlattı. Siyanür, arsenik ve diğer ağır metallerin doğaya ve insan sağlığına verdiğini zararları belirtti. Sunum, Kazdağlarında madenciliğe izin veren Maden yasası’nın da eleştirisi ve bugüne kadar bu konuda verilmiş mücadele örnekleri ile son buldu. Kamil’in oldukça içten takdimleri ile, grubumuz adına Fernur Sözen, Muhtar Ahmet Ergin, Mehmet Öngen’in konuşmalarının ardından siyasi partilerin belde başkanları (AKP, CHP, DSP,DP,GENÇ PARTİ, MHP) ve Ülkü Ocakları temsilcisi de Kazdağlarında altın madeni çıkartılmasına karşı olduklarını ve bu konuda tüm partililer olarak mücadele edeceklerini vurguladılar. Siyasi parti belde başkanlarının köylülerin karşısında hep bir arada yer almaları oldukça etkili oldu. Köydeki önemli bir sorun olan tapu iptal davalarının da gündeme geldiği toplantıda, hukuk danışmanımız Mehmet Öngenin köylülere bu konuda tam destek sözü vermesi büyük memnuniyetle karşılandı.Toplantının sonunda fazla bir soru gelmedi, ancak köylülerin konuşmaları dinlerkenki tutum ve davranışlarından mücadeleye sahip çıkacakları çok belliydi.

Evet, bir günde birkaç etkinlik…Epeyi yorulduk. Ama değdi doğrusu. Hepimizin eline sağlık.

KAZDAĞI KORUMA GİRİŞİMİ GRUBU

16 Kasım 2007 Cuma

15 Ekim toplantı notları

Toplantıya 42 kişi katıldı.

Gündem:
İrtibat Bürosunun açılışı
Çetmibaşı Köyü Bilgilendirme Toplantısı
Diğer Bilgilendirme Toplantıları
Belgesel gösterimleri
Çan, Bayramiç, Çanakkale panelleri duyurusu
ADD destek ziyareti
Ankara lobi çalışmaları
Çalışma Gruplarının çalışmaları
Belediyeler Birliği toplantısı sonuçları
Gündem’e geçildi:
Büronun açılışı: 600 kişilik pilav ve ayran hazırlanıyor. Plastik tabak-bardak yerine yıkanabilir malzeme kullanılması sağlanmaya çalışılmalı. Ses düzeni kurulacak (Belediye). Kurdele kesilecek, Bel. Başkanı ve Dilara. Bir yandan da projeksiyon cihazı ile slayt-gösterimi yapılacak. Ayvacık Kaymakamı, Küçükkuyu protokolu, muhtarlar çağrıldı, civar belediye başkanları çağrıldı, duyurular asıldı. Anons yaptırılacak (Bekir), müzik hazırlanacak(Nilgün) , görevli kartları takılacak.
Pilav dağıtımından Belediye ve Hayri Binerbay,Açılışın koordinasyonundan Meral Keskin sorumlu.

Çetmibaşı Köyü Bilgilendirme Toplantısı:
Koordinasyon sorumluları; Kamil Karabulut ve Süheyla Doğan
18:30’da bürodan otobüs kaldırılacak.
Önce balya belgeseli gösterimi yapılacak.
1. Açılış konuşması:
- Muhtar Nail Türksan
-Gençler adına Köyden Ergin Erol
2. Bilgisayar destekli sunum-KKGG-Süheyla Doğan
3. Kazdağını Koruma Girişimi Grubundan Konuşmalar:3’er dakika
-Başkan Yusuf Aksoy
-M.Öngen
-Fernur Sözen
-Ahmet Ergin
-Hüseyin Kahraman
-Mehmet Kahraman
4. Siyasi Parti temsilcilerinden konuşmalar: 3’er dakika
Alfabetik sırayla: AKP, CHP, DP, DSP, MHP, GENÇ PARTİ
5. Köylülerden konuşmalar, soru ve cevaplar


Diğer bilgilendirme Toplantıları:

23 Kasım Gündüz-Bahçedere kadınlarına
Hazırlık sorumlusu Süheyla Doğan

23 Kasım Akşam-Adatepebaşı Köyünde
Hazırlık sorumlusu Ahmet İşsever

Diğer köyler daha sonra kararlaştırılacak.
Okullarda, okul aile birliği ile işbirliği içinde bilgilendirme toplantıları yapılması kararlaştırıldı. İsmail Korkmaz ve Meral Keskin görevlendirildi.Lise öğretmenlerinden fen bilgisi öğretmeni M.Tansu Dönmez diğer okullarda-yerlerde sunumlara yardımcı olacak. Web sayfası tasarımına yardım edecek.

Belgesel gösterimleri:
Küçükkuyu Kütüphanede Cuma günleri Bergama, Balya belgeselleri gösterimleri yapılacak. Sorumlu: Bekir Erdinç ve Ünal Çardak.
Saatlari:
1. gösterim: 14:00-Bergama Hakikat
2. gösterim: 16:00-Zehir Kent Balya


5. Çan, Bayramiç, Çanakkale panelleri duyurusu yapıldı:

1. Kazdağları ve Altın Madenciliği Paneli
21 Kasım 2007 Çarşamba Saat: 12:30
Yer: Bayramiç Belediye Düğün Salonu
Organizasyon: Çanakkale ÇEP

2. Kazdağları ve Altın Madenciliği Paneli
26 Kasım 2007 Pazartesi Saat: 10:00
Yer: Çan Belediye Meclis salonu
Organizasyon: Çanakkale ÇEP

3. KAZDAĞLARI DOĞAL, KÜLTÜREL DEĞERLERİ VE ALTIN MADENCİLİĞİ Paneli
24 Kasım-Cumartesi
Yer: Belediye Sosyal Tesisleri-Çanakkale
Balıkesir Üniversitesi-Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Organizasyon: Çanakkale ÇEP

6. ADD destek ziyareti: ADD Küçükkuyu Şb. Oluşumu toplantıya katılarak KKGG’nu ziyaret etti ve Kazdağları mücadelesini ve KKGG’yi desteklediğini belirtti.

7. Ankara-TBMM Lobi çalışmaları: Genç partiden Mehmet Gül, Küçükkuyu Siyasi partileri olarak heyet oluşturup Enerji Bakanlığı, Orman Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı’na ziyaretlerde bulunacaklarını, TBMM’ne gidip AKP ve diğer partilerin grup toplantılarına katılacaklarını belirtti.

8. Çalışma Gruplarının aktif hale getirilmesi:
Sekreterya grubu : Grup çalışmalarını anlattı: Fatma, Meral bilgi verdiler. Kumbaranın sayıldığını ve yapılan harcamaların da belgelendiğini ve kayıt edildiğini söylediler. Büronun açık tutulması içn nöbet sistemi gerektiğini ve kişi sayısının yeterli olmadığını-destek istediklerini söylediler.
Büronun açık tutulması için görevliler belirlendi:
Pazartesi-Salı günleri Belediye Bşk.nının görevlendireceği personel destek olacak.
Çarşamba günü: Meral Keskin,Perşemge Günü: Ayla İşsever,Cuma Günü: Fatma Erden,Cumartesi günü: Çetin Yıldız ve arkadaşları
Pazar günü: kapalı olacak.
Diğer gruplar daha sonra konuşulacak.

9.Belediyeler Birliği toplantısı sonuçları:
Bel. Bşk. Yusuf Aksoy toplantılarla ilgili bilgi verdi: Kazdağı ve Madra Dağı belediyeler birliği kuruldu. Burhaniye Belediyesi tüzük hazırlayacak. Yürütme Kurulu seçildi. Küçükkuyu,Altınoluk ve Çan Belediye Bşk. Yürütme kurulunda. Ayrıca Kazdağı ve MADRA DAĞI Çevre Platformu oluşturulacak: 3 belediye görev aldı- Çan, Bayramiç, Altınoluk. Seğmen otel’deki panele katılan STK’lar, kuruluşlar, Barolar, Üniversiteler, Ziraat Odaları, MARÇEP…..platformun bileşenleri olacak.

Belediyeler Kazdağlarındaki maden ruhsatlarının iptali ve yeni ruhsat verilmemesi için meclis kararları almaya başladı: Çanakkale, Küçükkuyu, İntepe, Kalkım, Hamdibey…

15 Kasım 2007 Perşembe

Balıkesir Üniversitesinde buluştuk


Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Fen Bilimi öğrencilerinin düzenlediği sempozyum NEF konferans salonunda yapıldı.
Yrd.Dç.Dr.Serap Özaydın ve Fen bilgileri ana bilim dalı öğrencilerinin düzenlediği "Kazdağları ve Balıkesir'de altın arama ve işletme çalışmalarının etkileri" konulu sempozyumun açılış konuşmasını yapan Serap Özaydın özetle şunları söyledi:"Fen bilimlerinde ÖZEL KONULAR dersi kapsamında bu sempozyumu düzenledik.Amacımız bilim insanlarından olayın hukuksal ve teknik boyutunu öğrenmek"
Sempozyuma davetli olarak katılan "Kazdağı Koruma Girişimi Grubu" yanında konuşmacı olarak katılan bilim insanları şunlardı:
Yüksek Jeofizik Mühendisi Tahir ÖNGÖR
Dr.Oya OTYILDIZ
Metalurji Mühendislari Odası Başkanı Cemalettin KÜÇÜK
Avukat Arif Ali CANGI
Jeofizik Mühendisi Erhan İÇÖZ
Avukat Nejdet BAYHAN
Halk Sağlığı Uzmanı Prof.Dr.Ali Osman KARABABA
Balya Eski Belediye Başkanı Zekai BAYRAM
Sempozyumda özetle konuşulanlar şöyleydi:
Tahir ÖNGÖR "Madenciler hukukun çiğnendiği ülkelerde çalışmayı tercih ediyorlar.Bu ülkelerde milliyetçilik kışkırtılıyor,aşiret kavgaları körükleniyor."
Cemalettin KÜÇÜK "Çıkarılan altının çoğu ABD'de,İngiltere ve Almanya'da banka kasalarında stok ediliyor.İnsanca bir yöntem bulununcaya kadar bırakın toprağın altında kalsın,insanlar ölmesin"
Oya OTYILDIZ "Yurttaşlık bilinci ait olma duygusudur.Eşme'de neredeyse siyanür kelimesinin kullanılmasını yasaklayacaklardı."
Sempozyumun en ilginç konuşmasını ise Balya Eski Belediye Başkanı Zekai BAYRAM yaptı.Bayram konuşmasında özetle şunların altını çizdi:"Balya bir maden kasabasıdır.Balya madencilik konusunda üniversitelerin labaratuvarı olmalıdır.Kurşun madenleri 68 yıl önce kapatılmasına rağmen,Balya'da artık KUŞ YOK.Manyas Gölü;Karacabey Ovası Balya'daki atıklar yüzünden tehlike altındadır.Bugün Balya'da 1300 kişi yaşamaktadır.34 kişiden 28'i akciğer kanserinden ölmüştür.Hastanelere bol miktarda akciğer enfeksiyonu vakası gönderiyoruz.Balya'daki 2 eczane Balıkesir'deki tüm eczanelerden fazla işlem yapmaktadır."
Sempozyumun sonunda konuşmacılar,katılımcıların sorularını yanıtladılar.
ÜNAL ÇARDAK

14 Kasım 2007 Çarşamba

Kazdağı Koruma Girişiminin Çalışma Takvimi

13 Kasım Çarşamba
Saat 11.00
Balıkesir Üniversitesindeki Panele katılıyoruz.
Nilgün Özarar
Saat 16.00
Kurumsallaşma grubu toplantısı
İsmail Yenigün

14 Kasım Perşembe
Saat …..
İDA-Madra Belediyeler Birliği toplatısı
Yusuf Aksoy
Saat 20.00
KKG-Tüm çalışanların toplantısı

15 Kasım Cuma
Saat 14-16.00 arası
Kazdağı Korumanın Küçükkuyu irtibat bürosu açılışı
Yusuf Aksoy+Kamil Karabulut
Saat 20.00
Çetmibaşı Köyü bilgilendirme toplantısı
Süheyla Doğan

19 Kasım Pazartesi
Saat
Sekreterya-Kurumsallaşma grupları
İsmail Yenigün

22 Kasım Perşembe
Saat 20.00
KKG-Tüm çalışanların toplantısı

Acil destek isteyen konular
Çetmibaşı,Adatepebaşı,Arıklı Tapu iptal davalarına sahip çıkma **** Barolar
WEB sayfası operatorü-Portal PHP-ASP ****İsmail Yenigün

Kısa vadeli çalışmalar
Adatepebaşı Köyü toplantı ****Ahmet İşsever
Bahçedere Köyü Kadınlar toplantısı ****Süheyla Doğan
Kütüphane-Belgesel gösterimi ****Hayri Binerbay
Körfez iletişim toplantıları ****Ali Açıkgöz-Yusuf Yıldız
Havran,Bayramiç,Çan sondaj keşifleri ****Salih Sönmezışık
Kısacık Köyü ziyareti ****Bekir Erdinç-Ünal Çardak

Karar alınması gerekenler
Maden yasası değişiklik önerimiz ****Barolar
Altın alma,takma,kullanma! Kampanyası ****KKG-karar
Kanalizasyona dönüşen dere ****KKG
Ormana dökülen çöpler ****KKG
Betonlaşan Körfez ***KKG
Kaçak kara ve deniz avcılığı ****KKG
...

13 Kasım 2007 Salı

3-4 Kasım MARÇEP notları


3-4 KASIM 2007 TARİHLERİNDE ÇANAKKALE’DEYDİK

Egeçep dönem sözcüsü Av. Arif Ali Cangı, Egeçep yürütmeden Dr. Oya Otyıldız, Prof.Dr. Ali Osman Karababa, Dr. Şeyma Gümüştüs, Tekin Karadağ(nam-ı diğer Bereket Dede, Efesçed), Güllü Karadağ, KMO İzmir şube başkanı Ertuğrul Barka, Çağlayan Barka, Egeçep yürütmeden Mehmet Şahin, İnay Vicdan Hareketinden Muammer Sakaryalı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nden Nazire Cömert, Zeki Gürver, Nergiz Çetinkol ve basından iki arkadaş (Özer Akdemir ve Sevinç Tunçelli)tan oluşan bir grup olarak, Kaz Dağları’nın çokuluslu altın avcıları tarafından talan edilmesine karşı verilen mücadeleye destek olmak için, Çanakkale’ye gittik. Elbette çağrıldığımız için gittik.

Marçep’in Çanakkale Belediyesi Sosyal Tesislerinde düzenlediği panele katıldık. Bizim gruptan Arif Ali Cangı ve Ali Osman Karababa sunu yaptı.
Etkinlik Çanakkale’de yapılmasına rağmen, Çanakkale’nin içinden insanların katılımı çok azdı. Çanakkale belediye başkanı ve meclis üyelerinin Kazdağları’nda altın aranmasını istemeyen bir karar almış olduklarını biliyorduk. Ve bu çok değerliydi. Fakat Belediyenin ve Çanakkale halkının ilgisinin azlığı, bu değerli tutumun galiba farkında değildi ve etkinliğin iyi organize edilmediğini gösteriyordu. Ayrıca Marçep’in Kazdağları bölgesindeki çevreci girişimleri ve grupları kapsamadığı, kucaklamadığı, onlara karşı belirli bir mesafede durduğu belliydi. Hatta Bizlere konukseverce bir yaklaşım göstermediklerini de söyleyebiliriz. Bu yüzden ilk gün dönmeyi öneren arkadaşlar oldu. Coşkulu bir dayanışma duygusuyla gidip karşılığında soğuk bir tutum gören insanların ruh halini yaşadık.
Etkinlikte birçok konuşmacı dinledik. Tahir Öngür, İlyas Yılmazer, Ali Osman Karababa ve Arif Ali Cangı’nın sunumları etkiliydi.
Bizlerin deneyimlerinden ve önerilerinden yararlanabilirlerdi. Bunun için konuşmak ve öneride bulunmak istedik. Ama yeterince fırsat bulamadık. Tuhaf bir toplantı idare ediliyordu. Hasılı Egeçep ilk gün sıkıntılıydı. Ancak panele katılımcıların (Kazdağlarını Koruma Girişimi, Küçükdere-Havran’da mücadele edenler, Çanakkale çevre platformu vb) bizlerin söylediklerine çok değer verdiğini de gözlemledik.
4 Kasım 2007 günü yapılacak basın açıklamasına bizim (Egeçep) katılmamızı Marçep’in oy birliğiyle kararlaştırdığını duyunca, kendi aramızda epeyce espri ürettik. Elbette basın açıklamasına katıldık. Etkili de olduk. Gerekli mesajı kamuoyuna verdik. Özellikle Bereket Dede’nin başına ve boynuna taktığı üzümlü, zeytinli, mandalinalı tacı ile zeytin ağacı üzerine bestelediği türküyü sazla basın açıklamasından sonra çalıp söylemesi ilgi odağı olunmasını sağladı.
Bin pınarlı İda-Kaz Dağları’nın talan edilmesini Türkiye toplumu istemiyor. Basından da görüleceği üzere kamuoyu vicdanı Kaz Dağlılar’dan yana. Ancak o bölge insanına ve çevrecilere, günümüzde bütün savaşların medya üzerinden yapıldığının fark ettirilmesi gerekiyor. Şimdi o bölge halkının altın madenini istemediğini (ilçe belediye meclislerinin ve köy ihtiyar heyetlerinin Çanakkale belediyesi gibi alacakları kararlarıyla) bir referanduma dönüştürmenin zamanıdır. Bu durumu da dilimizin döndüğünce kendilerine anlattık.
Dönüş yolunda Kazdağı Koruma Girişimini oluşturan konuksever dostlarımıza, Süheyla Doğan ve Mecit Doğan çiftine- Nusratlı köyüne- uğradık. Kaz Dağları’nın içinde kaybolmuş yüzlerce yaşam alanından biri Nusratlı. İnsanları konuksever ve çayları güzeldi. Oya Otyıldız’ın şiirleri ve Tekin Karadağ’ın sevda türküleri eşliğinde Nusratlı’nın yoğun oksijeni ciğerlerimize çektik. Keyifli bir yolculuk yaparak İzmir’imize döndük ve sizlerle de bu satırları paylaşmak istedik.
Muammer Sakaryalı

11 Kasım 2007 Pazar

Saynur Gelendost Ödülüne ortak olduk

yine guzel bir haber:)))

salih sonmezisik bugun marmaristen aradi, akdeniz cevre platformu'nun marmariste yapilan toplantisinda, grubumuz, Saynur Gelendost odulu icin aday gosterilmis, daha sonra gelen onerilerle birlikte, odulun "siyanurle altina karsi mucadele eden gruplar" arasinda paylastirilmasina karar verilmis. Bergama ve Esme(Usak) ile birlikte Saynur Geledost odulunu almisiz.

kazdagini koruma girisimi grubu olarak, Saynur Gelendost odulunu almak bizim icin buyuk bir onur. bundan sonraki mucadelemizde bu odule layik olacagimizi gosterecegiz:)))

9 Kasım 2007 Cuma

Kucukkuyu'da tum siyasi partiler de bir araya gelerek "KAZDAGLARİNDA ALTIN MADENCİLERİNE GECİT YOK" dedi

Bugun Kazdagini Koruma Girisimi Grubu olarak Beldemizin tum siyasi parti baskanlarini ve belde muhtarlarini irtibat buromuzda toplaniya davet ettik ve bilgilendirdik. Aslinda zaten yeterince bilgili olduklarini ve bu davetimizi daha onceden beklediklerini gorduk.

Toplantiya asagida isimleri olan ve beldemizde orgutlu olan tum partilerin belde baskanlari ve bazi muharlarimiz katildi:

AKP'den İl genel Meclisi UyesiAli Riza Albayrak

AKP: Salih Kocapınar
MHP-Ulku Ocaklari adina : Cetin Bey
CHP: Mehmet Çakan
DP: Seyfettin Tekin
DSP adina: Ahmet İssever
Genç Parti: Mehmet Gul

Sahil Mahallesi Muhtarı:Ali Üstünel
Bahcedere Muhtari: Ahmet Ergin


Belediye Baskanimiz Yusuf Aksoy'un da katildigi toplantida, istisnasiz olarak tum partiler, Kazdaglarinda Altin madeni aranmasi ve isletilmesine karsi ciktiklarini ve Maden Yasasinin degistirilmesi gerektigini ifade ettiler .
Bu konuda ortak mucadele karari aldilar.

Toplantidan bazi eylem onerileri, istek ve dilekler asagida:

-Tum araclarimizla yollari birkac saatligine trafige kapatalim, medyanin dikkatini cekelim.
-Buyuk bir miting yapalim.
-Cocuklarimizi egitelim, okullarda bilgilendirme toplantilari yapalim.
-Koylerde bilgilendirme toplantilarina devam edelim.
-Mahallelerde-kahvehane- toplantilara devam edelim.
-Kadinlara donuk toplantilar da yapalim.
-Yore Milletvekillerimizle temaslara devam edelim. Meclis ve Bakanlara donuk calismalara devam edelim.
-Maden sahasini surekli denetim altinda tutalim, kus ucurtmayalim.
-Madencilerin ruhsat almamalari icin elimizden gelen herseyi yapalim.
-Civar il ve ilcelerle dayanisma icinde olalim.
-Kucukkuyulularin katilacagi, liman icinde buyuk bir toplanti yapalim.
-Madencilere karsi dikkatli olalim, onlara surekli tatli sert mesajlar verelim.
-Madencilerin provokasyon ve bizi bolme cabalarina karsi uyanik ve dikkatli olalim.

İste boyle...Kazdagi mucadelesi partilerustu bir mucadele olarak, bolgesini ve yurdunu seven ve sahip cikanlarla cig gibi buyuyor...

Ne mutlu Kazdagliyim diyene!!!

8 Kasım As Kahve toplantısı


Yine guzel bir toplanti oldu,
yine cokkk kalabaliktik:))
yine salonlara sigamadik:)))

dun gece kucukkuyu-as kahve'de gerceklestirdigimiz bilgilendirme toplantisi cok verimli gecti. cok kisa surede orgutlenmis bir calisma olmasina ragmen hem katilim, hem de icerik olarak oldukca iyiydi.kahvanede oturacak yer kalmamisti ve kahvanenin onundeki sundurma da doldu. disariya da kurulan ses duzeni ile disarda kalanlar da konusmalari dinleme sansina sahip oldular.

nilgun'un o etkili ve guzel sesi ile saygi durusuna cagrisi ve istiklal marsinin okunmasinin ardindan:

belediye baskanimiz yusuf aksoy,
is kadini-zeytincimiz fernur sözen,
bahcedere muhtarimiz ahmet ergin,
esnafimizi ve zeytincilerimizi temsilen genc ziraat muhendisimiz melike as,
turizmci-hukukcumuz mehmet ongen

konusmalarini yaptilar.

konusmalarin ardindan 'kazdagini koruma girisimi grubu' nu tanitan bilgisayar destekli bir sunumu nilgun gerceklestirdi.

daha sonra da, tahir ongur, ali osman karababa ve arif ali cangi'nin marcep toplantisi icin hazirladiklari sunumlardan yararlanilarak hazirladigimiz 'kazdaglari ve maden, halk sagligina etkileri ve maden yasasi' baslikli bilgisayar destekli sunumu da gerceklestirdik.

sorular-cevaplar bolumunde pek soru gelmedi ancak, halkin-genclerin arasindan mikrofona konusanlar 'kazdaglarinda altincilara gecit yok' mesajini verdiler:))


toplantidan sonra hemen irtibat burosuna gecip bir degerlendirme toplantisi yaptik ve birbirimizi kutladik:))

bu arada da hemen yeni yeni kararlar aldik. ani gelisen bu toplantiya haberi olmamasi nedeniyle katilamayan arkadaslarimizin da bu kararlara katilicagini biliyoruz.

1. bugun saat 16:00'da kucukkuyu siyasi parti belde baskanlari ile irtibat burosunda gorusecegiz,

2.kazdagini koruma girisimi olagan calisma grup toplantilari, yine persembe gunune alindi. calismak isteyenlerle her persembe aksam saat 20:00'de irtibat burosunda toplaniyoruz. daha onceki toplantida aldigimiz karar dogrultusunda da kutuphanede ayda bir genis bilgilendirme toplantilari yapacagiz.

3.haftaya cuma gunu-16 kasim'da saat 14:00-16:00 arasi irtibat buromuzun acilisini yapacagiz. acilista pilav-ayran ikram edecegiz. acilisimiza tum halk davetli olacak. pilavi beklediye baskanimiz ustleniyor.(yaglar fernur hanimdan, pisirme kamil'den).

4.yine haftaya cuma, ayni gun aksam 19:00'dan sonra cetmibasi koyunde bilgilendirme toplantisi yapacagiz.

5. tarihleri daha sonra belirlenecek gunlerde kutuphanede belgesel gosterimleri yapacagiz.

8 Kasım 2007 Perşembe

Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği kuruldu!


Kazdağları için birleştiler.

Hayaldi gerçek oldu.


Yıllardır her platformda dile getirilen ama bir türlü gerçekleştirilemeyen Kazdağları Belediyeler birliği Dün Burhaniye de yapılan” İda-Madra Yerel Yönetimler Çevre Platformu” Toplantısında Balıkesir ve Çanakkale ilinden 17 belediyenin katılımı ile “Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği “ adı ile hayata geçirildi.

Kazdağları ve Madra dağında başlatılan maden arama çalışmaları nedeniyle huzursuz günler yaşayan ve konuyu dikkate alıp örgütlenme cabası başlatan Çanakkale’den 11 Balıkesir’den 7 Belediye başkanının katılımı ile Burhaniye de gerçekleşen ” İda-Madra Yerel Yönetimler Çevre Platformu” toplantısında birliğin adı “Kazdağları ve Madra Dağı Belediyeler Birliği” olarak oy birliği ile kabul edildi.Daha sonra Çanakkale’den 4 Balıkesir’den de 4 üye belirlenerek yönetim kurulu oluşturuldu.yapılan oylama ile Çanakkale’den Küçükkuyu Belediye Başkanı Yusuf Aksoy,Çan Belediye Başkanı Ali Sarıbaş,Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Sakin Tuncel ve Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan,Balıkesir’den de Burhaniye Belediye Başkanı Fikret Akova,Zeytinli Belediye Başkanı Şadan Aytaç,Altınoluk Belediye Başkanı İsmail Aynur ve Karaağaç Belediye Başkanı Şenol Halkalı yönetim kurulu üyeleri olarak belirlendi.Üç saate yakın süren toplantıda tüm belediye Başkanları söz alırken konuşmalardaki ortak nokta Kazdağlarında ve Madra dağında başlatılan Maden arama çalışmalarına karşı alınacak ortak tepkiler ve eylemlerden söz edildi.Konuşmalarda bölgenin çok kötü bir şekilde olumsuz etkileneceğinden örnekler veren Belediye Başkanları çok güçlü bir birlik oluşturduk artık bizde güçlüyüz felsefesi ile 14 Kasımda Burhaniye de saat 14.00 de yönetim kurulunu toplayarak olası eylemler hakkında karara varacaklar.
Tolantıya Çanakkale ilinden ; Küçükkuyu,Çan,Bayramiç,Yenice,Kumkale,İntepe, Umurbey, Mahmudiye,Pazarköy,Akçakoyun ve Kalkım.
Balıkesir ilinden de Burhaniye,Altınoluk, Kadıköy,Karaağaç,Güre,Akçay ve Zeytinli Belediye Başkanları katılırken daha sonra Bergama ve Dikili Belediyelerine de katılım için davetiye gönderilmesi kabul edildi.
Bekir Erdinç

Son gelismeler-orgutlenme...

Sevgili arkadaslar,

Son gunlerde Bolgemizdeki gelismeleri bir turlu yazamiyoruz…Yetisemiyoruz vallahi.))

Nerede kalmistik???

Sanirim en son 27 Ekim –Çanakkale paneli ile ilgili yazmistik. O gunden bu yana…

Bir vesile ile İzmir’e gitmisken, bizimle temas halinde olan Ege Universitesi Cevre Toplulugu gencleri ile bulustuk, sohbet ettik. Kendilerini cokkk sevdik. Kendilerinin de gruba daha sonra yazdijlari gibi, stan acip imza toplayacaklar. Aralik ayi basinda da bir panel duzenleyecekler. Panele bizden de konusmadi davet ettiler. Genclerimizle birlikte Ege universitesinde daha once yazistigimiz, konustugumuz hocalarimizi ziyaret ettik. Kimya Muh. Bolumunden Pof.Dr. Emur Henden, Prof. Dr. Huseyin Yildiran, Zekeriya Bey ve Nil Hoca, Ziraattan ayni zamanda Ege UNİV. Çevre merkezi Muduru Prof. Dr. Umit Erdem hoca ile gorustuk. Hepsi de bizi cok sicak karsiladi ve her zaman yanimizda olacaklarini, kendilerine bilimsel anlamda da her zaman destek vereceklerini ifade ettiler. Cok mutlu oldukJ)

3-4 Kasim’da MARCEP’in Canakkale’de gerceklestirdigi “Kazdaglari ve Maden” konulu toplantisina katildik. Grup olarak varligimizi hissettirdik. Prof. Dr. İlyas Yilmazer’in, Arif Ali cangi’nin, Mehmet Akif Oznal’in, Tahir Ongur’un, Prof. Dr. Ali Osman Karababa’nin, Salih Sonmez Isik’in birbirinden yararli sunumlarini dinledik. Ozellikle Mehmet Akif’in Kazdagini Koruma Girisimi Grubu ile ilgili soyledigi guzel sozlerle onurlandik. O gun yine yeni arkadaslarla, hocalarla tanistik. Canakke Onsekiz Mart Universitesinden Prof. Dr. Ahmet Gonuz ve Balikesir Universitesinden Doc. Dr. Abdullah Soykan, Ege Universitesi Halk Sagliginda Prof. Dr. Ali Osman Karababa bize her konuda destek sozu verdiler.

Sunumlarin ardindan yapilan “eylem onerileri tartismasi” bolumunde soz aldik ve asagidaki onerileri yaptik:
-Koylerde ve mahallelerde yapilacak bilgilendirme toplantilari ile yore haklinin konuyu ogrenmesi ve sahiplenmesi calismalarina ozel onem verilmeli,
-Bulundugumuz yerlerde belediye meclislerinin ve muhtarliklarin kazdaglarinda altin madenciligine karsi ciktiklarina dair karar almalari saglanmali,
-Ulkenin her yaninda, madencilikten etkilenmis ve etkilenecek bolgelerdeki orgutlerin bir araya gelip deneyim aktarimi yapabilecekleri, ortak eylem plani hazirlayacaklari genis katilimli bir toplanti duzenlenmeli,
-“Maden Yasasina hayir-Altinci filo Defol” icerikli Turkiye capinda buyuk bir miting duzenlenmeli…


MARCEP toplantisina katilan EGECEP uyesi arkadaslarimizi donuste Nusratli Koyu’ne davet ettik, cay ikram ettik, kisa bir sure icin de olsa ugramalari bizi cok mutlu etti.

Kucukkuyu’dan İl Genel Meclisi uyesi Sn. Ali Riza Albayrak’in daveti uzerine Canakkale İl genel meclisi Baskani ile gorustuk. Meclis Baskani kendilerinin de bu konuda cok hassas ve duyarli olduklarini ve cok kisa bir zaman icerisinde bizi Meclis toplantisina sunum yapmak uzere davet edeceklerini ifade etti.


SHP Merkez yurutme kurulu da Kazdaglari ve maden konusunu incelemek uzere heyet olusturmus, bize ulastilar ve kendilerini irtibat buromuzda genis bir toplanti ile bilgilendirdik, Kazdagi CD’mizi verdik. Oldukca memnun oldular.

Gelen heyet uyeleri:

Cafer Yuksel : ayni zamanda ORKOOP Genel Bşk.ni
Av. Sehrazat Mercan: ayni zamanda EGECEP avukatlarinda)
Mehmet Ozkurnaz:ayni zamanda KOY-Koop’tan.

Sehrazat hanim kendisinin cevre davalarinda oldukca deneyimli oldugunu ve gerektiginde bize hukuki destek verebilecegini belirtti.

Medyaya bilgi-demec vermeye devam ediyoruz. Ulusal Kanal, Bengu turk, Yenicag tv’leri canli baglanip konuyu haber yapmaya devam ettiler.

Daha onceki toplantilarda kararlastirdigimiz gibi Kazdagini Koruma Girisimi Grubu olagan toplantisini pazartesi gunu saat 19:00’da irtibat burosunda gerceklestirdik. Katilimci sayisi 25 idi.

Oncelikle uzun bir suredir bir turlu gorusemedigimiz ve surekli ertelemek zorunda kaldigimiz “calisma gruplarinin olusumu” konusunu gorustuk ve ekte yer alan listeyi hazirladik. Listeye isim eklemek hala mumkun tabiki…

Toplantida alinan karar uyarinca, ozellikle kucukkuyu esnafi ve zeytin ureticilerini bilgilendirmek uzere persembe gunu saat 20:00'de AS Kahve’de bilgilendirme toplantisi yapma karari aldik. Grup toplantisina yeni zeytin ureticileri de katildiJ) Daha once haberlerinin olmadigi konusunda bize sitem ettiler. Bu sitemleri hak ediyor muyuz bilmem ama bundan soyle bir sonuc cikarmak mumkun: Kazdaglari ve Maden konusunda bolgemizde giderek artan bir duyarlilik var ve herkes bir seyler yapmak istiyor :))

5 Kasım 2007 Pazartesi

1 Kasım toplantı notları

27 Ekim Çanakkale gelişmelerinden sonra Enerji Bakanı Hilmi Gülerin açıklamaları ile
Maden yasasını değiştirmek üzere tasalağı beklerken biz,Kazdağı Koruma Girişimi neler yapmalı;

*** Maden yasası için görüş,alternatif tasarı hazırlığı
Bunun için en deneyimli olan EGEÇEP ve Tahir Öngür gibi bilim insanlarından oluşan
bir çalışma grubu oluşturma
İsmail Yenigün

***İrtibat bürosunun öğleden itibaren nöbet yöntemi ile açık kalmasını sağlamak.
Meral Keskin,Ünal Çardak,Fatma Erden,Ayla-Ahmet İşsever,Hayriye-İsmail Korkmaz,Ahmet Ergin...

***Sekreteryanın irtibat bürosuna kaydırılıp internet,word,excel eğitimi verilmesi.
Süheyla Doğan,...

***Köy ve kahve bilgilendirilmelerinde kullanılmak üzere görsel sunum hazırlanması
Melike As

***Görev dağılımı taslak tablosunun hazırlığı,Kurumlaşma sürecinin takibi,
Mecit Ünal,İsmail Yenigün,İsmail Korkmaz,Ali Açıkgöz,Yusuf Yıldız,...

***Bölgemize gelen heyet ve gazetecilere rehberlik yapma;
Ahmet Ergin,Bekir Erdinç,Ünal Çardak,İsmail Korkmaz,Ahmet İşsever,Özer Özen,...

***Küçükkuyu İrtibat büromuzu köylerimizin,bölgenin etkili insanları ile kokteyl düzenleyerek açmak.
Nilgün Özarar,Süheyla Doğan,...

***Her PAzartesi kampanyada aktif çalışanların koordinasyon toplantısı yapılması
19.00 irtibat burosu...

31 Ekim 2007 Çarşamba

Kazdağı Sadakat Yolcuları

!
27 Ekim Çanakkaledeki Mitinge dönüştürdüğümüz basın açıklamasına yetişen çevreciler,doğa korumacılar,ekolojistler Kolin oteldeki Panelede katıldılar.
Doğa Derneği ve Atlas Dergi grubunun düzenlediği Kazdağına Sadakat yolculuğunda amaç hem yürüttüğümüz çalışmalara destek olmak hemde sembolikte olsa delinerek yaralanmış dağımızın yarasını sarmaktı.
Doğa Derneği başkanı,genel müdürü,çalışanları ve aktivistleri,Atlas Dergisi Yayın yönetmeni ile beraber aralarında Buğday Derneği ve Dergisi yöneticileri,Tema, Açık Radyo, İz TV'nin de aktif katıldığı 50 kişilik Kazdağı Sadakat Yolcuları 28 Ekim günü sabahtan Kazdağının Zirvesine çıktılar.Rehberliği Millipark Mühendisi H.Basri Avcı'nın yaptığı keşifte yolcular korunması gereken Kazdağının hem ekolojik hemde coğrafi bütünlüğünü algıladılar zirvede.
Bir yandan Çan Termik Santralini,Bayramiçi,Ayazmayı,Bozcaada ve boğazı diğer yandan Midilli,Ayvalık adalarını,Şahindere,Zığındere Kanyonlarını zıplasalar yakalayacakları kadar yakın olduğunu fark ettiler.Kazdağının bütünlüğüne müdadale edecek her olumsuzluk kaynakların etkilenmesine ve geleceği tehlikeye soktuğu daha rahat fark edildi.
Ziyaretler boyunca Mehmetalan,Zeytinli,Altınoluk,Küçükkuyu,Bahçedere,Boztepe yaşayanlarının ilgi ve sevgileri ile karşılaşan sadakatçiler İmece Evinin rehberliği ve ev sahipliği ile yolculuğunu sürdürdü.
Akşamları çok yorgun olunsa dahi çiftlikte söyleşilere,slayt gösterilerine her zaman yer ayrıldı.
Bölgemizden,Kazdağı Korumadan pek çok arkadaş sadakatçileri ziyarete geldi.Sahilde yakılan ateşin başında şiirler söylendi hikayeler anlatıldı.Ama en çokta "Hilmi Güler"in dedikodusu yapıldı ::-)
Ziyaretler esnasında Antandros antik kent kazısı Antandros Derneği yöneticilerince gezdirildi.
Bol bol fotoğraf ve video-film çekimi,ropörtaj gerçekleştiren sadakat yolcuları uğurları ile geldikleri Kazdağından huzurla evlerine döndüler.
31.Ekim.2007

29 Ekim 2007 Pazartesi

29Ekim Toplantı notları

Arkadaşlar,Bu gün saat 1600 toplandıkGündem: 27 ekim çanakkale panel ve cumhuriyet alanındaki basınaçıklaması değerlendirmesi,3-4 mart marçep toplantısı,adatepebaşı,çetmibaşı ve boztepe köylerinin örgütlenmesi ve bilgilendirilmesi. bugünki radikal gazetesinde bu hareketin alevilikle ilgilendirilmesinetepkiÇanakkale panelin sonucunda iyi bir yol aldığımızı salon hakimiyetiniele geçirdiğimize ve bundan sonraki günlerde biraz sakin kalarakAnkaradaki gelişmeleri izleyeceğimizi bu arada hukuki boyutta takipteolduğumuzu ruhsat gelişmelerini takip ederek mevzuat gereği bu işinsonuçta çanakkale il genel meclisine gelip dayanacığını ve dahaönceki toplantımıza gelen Ali Rıza Albayrağın bizzat bana gelerekilettiği mesajı değerlendirdik mesaj " ben ve diğer partiliarkadaşlarımla toplam 12 kişiyiz ben başka arkadaşları da yanımızaalmaya gayret sarfedeceğim önümüzdeki ilk meclise sizi davet etmekistiyorum ve kürsüden o meclise durumu aktarmanızı istiyorum,ayrıcabir heyet oluşturarak Ankaraya gidilmesi için çalışma yapacağım sizidegötürelim Bakanla bizzat görüşelim" dedi" bu mücadelenin de bu şekilde diplomatik bir çözümünü arayalım"dedi.Marçep için bir veya iki arkadaşın bilgi akışı için bu toplantıyakatılmasına karar verildi. Köy çalışması için KKGG den az sayıdaarkadaşın olmasına, aramıza ilk defa katılan ve bu köyleri çok iyibilen buralı arkadaşımız ziraat yüksek mühendisi melike görevlendi,kendi örgütlenme yapısını muhtarlarla birlikte belirliyecek ve ilktoplantıda açıklıyacak bizlerde projeksiyonla gösteri yapılacak altyapıyı oluşturacağız bilgi ve koordinasyonu ben sağlıyacağım.Radikal gazetesine tekzib etmesi için girişimde bulunmak üzere Alihoca( hac. bek. vel. der) görevlendirildi.San.tic.od. başkanı İlhami Tezcana şifai teşekkür iletisini İsmailHoca üstlendi.1 kasım perşembe toplantı saat 1500 de şimdilik bu kadar hoşça kalın
Nilgün Özarar
nilgun.ozarar@gmail.com

Yine Müthiş Bir Gündü


Değerli arkadaşlar;
Hepinizin de bildiği gibi bugün Çanakkale'deydik. Hem de aynı anda iki yerde -ve her yerde- birden...
Kolin Otel'de düzenlenen panelin sabahki oturumunda başlayan hareketliliğimiz, öğlen saatinde Cumhuriyet Meydanı'ndaki kitlesel basın açıklamasıyla bir üst boyuta sıçradı ve öğleden sonraki oturumla sürdü.
Sabah oturumundaki Altın Madencileri Derneği Başkanı Ümit Akdur'un, "Ankara Bildirgesi" ile bu "bildirge"nin gazetelerde yayımlanan paralı ilan biçimindeki versiyonunu tekrar eden suçlayıcı konuşmasına karşı söz hakkı istemimizle başlayan müdahalemiz, paneli altıncıların paneli olmaktan çıkarıp bir anda bizim panelimiz haline getirdi. Enerji Bakanı'nın da bulunduğu oturumdaki bu tutumumuz, Bakan'ın konuşması sırasında da sürdü. Bakan'a bizleri suçlayıcı açıklamalarını hatırlattık. Bakan konuşmasında, kimseyi ajanlıkla, dış güçlerden destek almakla suçlamadığını, bunu reddeden açıklamalarının gazetelerde yer almadığını söyledi. Israrımız üzerine, "burada tekzip ediyorum" dedi. Bakan'ın konuşması sırasında Maden Yasası konusuna değinen sözcümüz, yasanın gelişimini ve sakat yanlarını bulunduğu yerden anlattı. Bakan "Maden Yasası"yla ilgili olarak da konuyu inceleteceğini, gerekirse yasanın değiştirilebileceğini söyledi.
Toplantıya öğle arası verildiğinde grubumuzun bir kısmı otelde kalırken önemli bir kısmı meydandaki basın açıklamasına katılmak üzere otelden ayrıldı. Meydandaki basın açıklamasını, katılan arkadaşlar anlatacaklardır. Ben bu sırada otelde olanlardan kısaca söz etmek isterim. Genel olarak madenciler, özel olarak da altın madencileri, birer ikişer, gözlerine kestirdikleri kimselere enformasyon yaptılar. Onlar da yasadan şikayetçiler ama, tam tersi anlamda. Madenciliğin daha da kolaylaştırılmasını istiyorlar.
Altın madencilerini moralleri bozuk gördük. Hemen hemen Türkiye'deki altıncıların ekseriyeti Çanakkale'deydi. Koza'nın Gn. Md. Yrd. Hayri Öğüt, Cominco Gn. Md. Sabri Karahan -Karahan, kendi yandaşı konuşmacılara birkaç çanak soru da sordu;- Altın Madencileri Derneği, vakıfları vs... Kozacılar Bergama'dan adam da getirmişlerdi.
Öğleden sonraki oturumda söz alan Kazdağı grubumuzdan Mehmet Bey (Öngen) oldukça iyi bir konuşma yaptı. Konuyu bizim açımızdan iki gün önceki grup toplantısında saptadığımız esaslar dahilinde ele aldı. Sorular kısmında da etkili olduk.Bir ara ben Kanal 17'deki Sitare Şahin'in sunduğu "Doğal Yaşam" programına katılarak hem paneli, hem grubumuzu, hem kazdağlarını -mitolojiden tarihe, tarih'ten edebiyata- anlattım.
Sonuçta; belki deplasmandaydık arkadaşlar. Üzülerek söylemeliyim ki, Çanakkaleli arkadaşlarımız basın açıklamasından sonra panele katılabilirlerdi. Panelde öğleden sonra çok daha güçlü olabilirdik. Ancak hep söylediğim sözü bir kez daha burada söylemek isterim: Türkiye'nin her yeri bizim. Küçükkuyu da bizim, Çanakkale de. Artvin de bizim, Eşme de. Türkiye'nin her santimetrekaresi bizim ve Türkiye'nin neresinden olursak olalım her santimetre karesini savunma hakkı ve sorumluluğuna sahibiz.
Burada Çanakkaleli arkadaşları iki nedenle eleştiriyorum.
Birincisi, Hicri Bey çekilmişti ama, ÇEP panele izleyici olarak katılıp bizi yalnız bırakmamayı seçebilirdi. Biz onları alanda yalnız bırakmadık, üstelik, arkadaşlarımız anlatacaklardır, onları ev sahibi oldukları basın açıklamalarına belli bir düzen bile verdik. Bu, misafirin ev sahibinin önüne düşmesine benzetilebilir.
İkincisi, 24.10.2007 tarihli basın açıklamasında yer alan şu talihsiz sözler nedeniyle: "Ayrıca son günlerde Kazdağlarının güneyinde Bahçedere köyünde yerli olduğunu iddia eden çok güçsüz, göstermelik bir maden şirketi üzerinde koparılan fırtına asıl Kazdağlarının doruklarında sondaj çalışmalarını sürdüren çok sayıda şirketin kamufile edilmesini amaçlamaktadır.Kazdağlarını kuzey ve güney diye ikiye bölüp güneyini madencilikten arındırıp , kuzeyinde maden çıkarmak gayretleri dikkatimizden kaçmamaktadır.Bu amaçla bölgede oluşan olumlu hava “ böl yönet “ mantığı ile bozulmaya çalışmaktadır.Körfezin duyarlı halkı asıl kirliliğin Kazdağlarının kuzeyinden geleceğini bilmektedir. Bu nedenle bu oyuna gelmeyecektir."
Arkadaşlar; buna benzer bir çözümlemeyi, Sn. Ertuğrul Barka'nın bir sorusu üzerine yazdığım kısa notta kaz-tavuk metaforu üzerinden ben de yapmış, tehlikeye dikkat çekmiş, ayrıntılandırmayı sonraya bıraktığımı belirtmiştim. Tehlikeye dikkat çekmek, olasılıklardan söz etmek başka bir şey, bu tehlike ve olasılıkları kamuya açıklayarak bir grupla -burada bizlerle- suçlayıcı bir biçimde ilişkilendirmek başka bir şeydir. Çanakkaleli arkadaşlar, yukarda altını çizdiğim ibarelerde bizleri töhmet altında bırakıcı bir anlatım tutturmayı da başarmışlardır.
Bizlerin de farkında olduğumuz bu tehlikeyi, bizlerle ilişkilendirecek ifadelerle bir basın açıklamasının içine koymak en hafif deyimle "dost" ile "düşman"ı birbirine karıştırmaktır.
Bunlar ve daha başka şeyler, Çanakkaleli arkadaşlarla ilerde uzun uzun tartışmamız gereken konulardır. Bunları ihmal etmemeliyiz.
Diğer arkadaşların izlenimlerini aktarmaları da çok yerinde olacaktır.
Selamlar.
Mecit Ünal
mecitunal@superonline.com

28 Ekim 2007 Pazar

Çanakkale'deydik ::-)


Kazdağını Korumakta kararlı dostlar merhaba,

Bugün harika bir gündü ::-)
Tüm organize eksikliklerimize rağmen koruma isteklilik ve heyecan
Çanakkaleye gidişi,panelin yapıldığı Kolin otelin ve mitinge dönüşen basın açıklamasını
belirlemede çok etkili oldu!

Kazdağının her yerinden; ÇAn,Bayramiç,Edremit,Mehmetalan,Burhaniye,Ayvalık,
Altınoluk,Küçükkuyu,Bahçedere,Adatepebaşı,Çetmibaşı,Ayvacık,Muratlar ve Çanakkale merkezden
pek çok insan bugün Kazdağına sahipsiz olmadığını,maden yasası değişmeden kampanyanın bitmeyeceğini her fırsatta haykırdı.

Polisin sempatik (!) engelleme girişimlerine rağmen en sonunda önüne "Kazdağı Koruma Girişimi" yazılı pankartın asılı olduğu otobüsümüzle Otele giriş yaptık.
Hemen arkamızdan Bergama Köyülüleri yarı çıplak gelerek Enerji bakanını protesto ederek Kazdağı kampanyasına destek verip genelde Maden yasasına tepki verdiler.

Salonda Koza altın madeni şirketinin sabıkalı genel müdürü ve "turuncu adamları" diğer pek çok maden şirketi elemanları ile yerlerini almışlardı.
Tansiyon yüksekti.

Adatepebaşı,Bahçedere Köyü Muhtarları köylerinin üretimi ürünlerden bir sepet hediye ederek bölgemizin zengin ürünleri altın madenciliğine kurban edilmesin mesajı verdiler.

Panelin açılış konuşmasında ilk tepkileri dayanamayarak vermeye başladık.
Ve söz istedik!
Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Tuncer tam bir KAzdağı korumacı konuşması yaparak
"Ajanlık,dış kaynaklılık" suçlamasını sordu
Bakan Güler konuşması esnasında Ajan yada dışkaynaklılıkla ilgili açıklama yapmadığını
böyle bir ifadesi olmadığını bunu yazan Radikale tekzip gönderdiğini söyledi.
Salondan gelen baskı ve sorularla laf arasında "kanunu değiştirmekten" bahsetti.
Daha sonra bu konuda milletvekillerinden tasarı önerisi beklediğini söyledi.

LAf arasında kendisine çıkış yolları arasada salondaki mevcut Maden yasasının değişmesinde ısrar etti.
Bire bir görüşmelerde ise Hilmi Güler KAzdağındaki bu sahiplenmenin çok saygın,düzeyli ve yeterli bir baskı oluşturduğunu söyleyerek kanunda düzenleme yaacaklarını tekrar söylemiş.

Öğlen arası ile beraber diğer gruplarla buluşmak üzere Cumhuriyet Meydanına geçtik.
Meydana giren ilk grup biz olduk.Daha sonra Oktay Konyar kolaylaştırıcılığında efsane Bergamalılar,
Ve sonra herkes geldi!!!
Bir yandan bakanın açıklamaları diğer yandan turuncu adamların blokajı birlikte bir eylem üretmeyi dahada eğlenceli kıldı.
Halaylar çektik,bol bol marşlar,sloganlar attık,basın açıklamalarımızı yaparak tekrara Panel salonuna döndük.
Bugün Çanakkelenin hiç bir alanı maden şirketlerine ve politikalarına teslim edilmedi.

Kazdağına Sadakat yolculuğu ile gelen STK temsilcileri ve gazetecilerde aramıza katıldılar.

Özetle arkadaşlar şu saate kadar iletişim grubuna hiç bir bilgi düşmediğine göre demekki şu an Kazdağının heryerinde kutlamalar devam ediyor.

Yarın Sarıkıza çıkıp Kazdağının büyüsünü fark etmelerini istiyoruz.
Sondaj alanını ziyaret edip Bahçedere Köyündede sohbet etme programı var.

Akşamda İmece Evinde sohbetler devam edecek.

Umarım bugünkü etkinliklere katılamayanlara biraz bilgi aktarmışımdır.

Hiç duraklamadan "yasa" insan ve doğa dostu haline gelene kadar çalışmalara devam

Sevgilerimle ::-)
İsmail Yenigün

26 Ekim 2007 Cuma

27 Ekim günü Çanakkale’deyiz!

BASINA VE KAMUOYUNA…

27 Ekim günü Çanakkale’deyiz!

Kazdağları’nın çok uluslu altın şirketlerine peşkeş çekilerek dört bir yanından kazılmasına karşı yöre halkımızın gösterdiği şiddetli tepki, ülkesini seven bilim insanlarımızın, köşe yazarlarımızın, konuya duyarlı medyanın desteği ile gündemin ilk sıralarına oturdu. Bu durum karşısında açıklama yapmak zorunda kalan Enerji Bakanı, yöredeki altının mutlaka çıkarılacağını söyledi. Bakan, bununla da kalmadı, Kazdağları’nın talan edilmesine karşı çıkan, başta tüm yöre halkı olmak üzere Kazdağları, Edremit Körfezi ve Madra Dağı çevresindeki belde belediyeleri, muhtarlıklar ile sivil toplum örgütlerinin arkasında yabancı güçler bulunduğunu iddia etti.
Bakan, şiddetle reddettiğimiz bu iddiasının üzerinden 24 saat bile geçmeden, bu kez de, tepkileri yumuşatmak için bölgede inceleme başlattığını ve Kazdağları’ndaki taş ocakları dahil bütün maden çalışmalarını durdurduğunu açıkladı. Bakan’ın açıklamasını yerinde doğrulamak isteyen gazetecilerin arama ve sondaj çalışmalarının yalnız gündüz değil geceleri de aralıksız sürdürüldüğünü kanıtlayan görüntüleri ise TV kanallarının haber bültenlerinde geniş olarak yer aldı. Bu görüntüler karşısında ne Bakan’dan, ne de bakanlık yetkililerinden çıt çıkmadı! Ancak, hangi baskıyla yapıldığı anlaşılmayan bir toplantı haberi sessiz bir biçimde servise konuldu.

AA. mahreçli habere göre, Enerji Bakanlığı yetkilileri ile çeşitli üniversitelerden “bilim adamları”nın katılımıyla gerçekleşen toplantı sonunda 22 “bilim adamı” tarafından bir de sonuç bildirgesi oluşturulmuş... Çanakkale yöresindeki zengin altın rezervlerinden söz edilen bildirgede, bu rezervin çıkarılmasına karşı çıkılması “manidar” bulunmakta.
Bırakınız bilimsel olmayı, bilimsel bir üslup bile taşımayan bu “bildirge”nin Türkiye ve Kazdağları’nın yağmalanması sürecine karşı çıkışların yoğunlaştığı bir ana denk getirilmesi çok daha manidardır!

“Bildirge”de ifade edilenlerin, altında, birçok madenci örgütü ile iki maden işçileri sendikasının imzasıyla bugünkü gazetelerde bir de ilan şeklinde yayınlatılması ise tam bir skandaldır! Maden İşveren örgütlerini bir dereceye kadar anlayabildiğimiz bu ilanda emekten, ülkesinden ve ülkesinin ulusal çıkarlarından yana olmasını beklediğimiz işçi sendikalarının bu tavrını ise hiç anlayamadık..

“Bildirge” ve “ilan”da belirtilenlerin tersine; biz hiçbir açıklamamızda her türlü madenciliğe ve maden faaliyetlerine karşı olduğumuzu söylemediğimiz gibi Kazdağları’ndaki maden aramalarının Milli Park içerisinde yapıldığını da iddia etmedik. Kaldı ki Kazdağları, halen milli park ilan edilmiş kısımdan çok daha büyük bir alanı kapsamaktadır.
Bizim, her açıklamamızda altını özenle çizdiğimiz nokta o zaman da şimdi de şudur: 5177 ile değişik 3213 sayılı maden yasası, ülkemizi uluslararası altın tekelleri ile işbirlikçi taşeron Türk şirketleri için cennet yaparken, halkımızın hayatını cehenneme çevirmektedir.
Biz dedik ki; yürürlükteki maden yasası, hiçbir ayrım yapmadan topraklarımızın her santimetrekaresinde maden arama ve işletme izni vererek Türkiye’yi hafriyat alanına dönüştürmektedir.

Biz dedik ki; altın şirketleri eğer tespit etsinler, bırakınız milli parkları, Anıtkabir’in, TBMM’nin, Çankaya’nın, Topkapı Sarayı’nın altında bile altın arayabilecek, çıkarabileceklerdir.

Biz dedik ki; Danıştay kararlarına rağmen, her konuda örnek alınan Avrupa ülkelerinde yasaklanmış yöntemlerle elde edilecek ve edilmekte olan altın, Kazdağları’ndan geriye hiçbir şey bırakmayacaktır. Kazdağları’nın üstündeki altın, yani zeytin ile diğer tarım gelirleri ve turizm, altındaki altını yüzlerce yıl boyunca satıp geriye satın alacak kadar değerlidir.

Biz dedik ki; bu maden yasasıyla devletin bu rezervden elde edeceği pay çok komiktir. Türkiye, yüzde ikilik bu sadakaya muhtaç değildir. Bölgenin tarım, turizm ve diğer sektörlerden devletin elde ettiği gelir, bu sadakadan kat kat fazladır. Bakımlı bir zeytin ağacının verdiği ürünün karşılığı yılda bir cumhuriyet altını etmektedir. Sadece bu bile, yöredeki 10-12 milyon zeytin ağacından elde edilmekte olan göz kamaştırıcı geliri anlamaya yeter!

Biz dedik ki; bu, salt bir çevre sorunu değil, ulusal bir sorundur ve Türkiye’nin her santimetrekaresi birbirinden değerlidir. Türkiye’nin gözbebeği Kazdağları ise, bütün bu özellikleriyle en başta gelir.

Biz dedik ki; Türkiye’nin topraklarının, doğal hayatın ve insanın hiçe sayılarak pervasızca yağmalanmasına olanak sağlayan bu yasa bir sömürge yasasıdır. Derhal ve acilen yürürlükten kaldırılmalı, yerine doğayı, insanı, ulusal ve toplumsal çıkarlarımızı koruyan yeni bir yasa çıkarılmalıdır!

Bu talebimizi bugün daha yüksek sesle tekrarlıyor ve gelinen aşamada diyoruz ki:
Bakanlığındaki yolsuzluklarla başı dertte olan, bürokratları gözaltına alınan Sayın Bakan’ın Kazdağları’ndan yükselen bu büyük tepkinin kitleselliğini ve ülkenin her yanından destek aldığını görmediği bellidir. Görebilseydi, bu talihsiz açıklamaları kendisi yapmayacağı gibi, bilim insanı oldukları kuşkulu, maden şirketleri ve vakıflarından fonlu kimselere de yaptırtmaz, tarihe “Kazdağları’nı mahveden adam”olarak geçmeyi istemezdi.
Sn. Bakan’ın iddialarını şiddetle reddederiz…

27 Ekim cumartesi günü Çanakkale Kolin Otel’de Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen ‘Yeraltı Zenginliklerimizin Değerlendirilmesi” konulu panele Sn. Bakan da davetli. Sn. Bakan ve madenciler sektörü tarafından yapılan suçlamalar ile ilgili yanıtımızı, 27 Ekim cumartesi günü saat 13:00’de Çanakkale Çevre Platformu’nun ev sahipliğinde Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen kitlesel basın açıklaması ile vereceğiz. O gün Çanakkale’de hem panelde, hem dışarıda, hem meydanda olacak; kendi halkını, arkasında yabancı güçler bulunmakla, ajanlıkla suçlayan Sn. Bakan’ı iddiasını ispata davet edeceğiz…

Maden yasasına hayır!
Kazdağları giderse Türkiye gider!
Kazdağları’nı altına kurban ettirmeyeceğiz!


KAZDAĞI’NI KORUMA GİRİŞİMİ GRUBU
25 Ekim 2007